917) Emir Timur’un Savaş Laneti
Yayin Tarihi 19 Ocak, 2016
Kategori TÜRK DÜNYASI
EMİR TİMUR’UN SAVAŞ LANETİ
Emir Timur’un Mihail Gerasimov tarafından hazırlanan yüz rekonstrüksiyonu, 1941
(Rekonstrüksiyon: Bozulmuş veya eksilmiş bir şeyi, eldeki bulgu ve bilgilere dayanarak aslına uygun biçimde yeniden oluşturma)
Emir Timur, Çin üzerine düzenlediği sefer sırasında hastalanarak 18 Şubat 1405 tarihinde Otrar’da öldü. Yaklaşık 69 yaşındaydı. Naaşı Semerkant’a getirilerek, 1403 yılında hayatını kaybeden ve tahtının varisi olarak gördüğü torunu Muhammed Sultan’ın yanına defnedildi.
Muhammed Sultan için Semerkant’ta yaptırılan anıt mezar; zamanla Timur’un ve hanedan üyelerinin birlikte yattığı büyük bir türbeye dönüştü. “Hükümdarın Mezarı” anlamına gelen Gür-i Emir, Türkistan coğrafyasının en önemli tarihî ve mimari eserlerinden biridir.
Emir Timur’un ardından oğulları Miranşah ve Şahruh ile torunları Muhammed Sultan ve Uluğ Bey de buraya defnedildi.
MEZARIN AÇILMASI
Haziran 1941’de Sovyet yönetiminin kararıyla Gür-i Emir’de bulunan Timur hanedanına ait mezarların açılarak incelenmesine başlandı. Araştırma heyetinde antropolog ve yüz rekonstrüksiyonu uzmanı Mihail Mihayloviç Gerasimov başta olmak üzere tarihçiler, arkeologlar, bilim insanları ve görüntüleme görevlileri bulunuyordu.
Mezarların açılmasına bölgedeki bazı din adamları ve halktan kişiler karşı çıktı. Timur’un huzurunun bozulmasının büyük bir felakete yol açacağına inanılıyordu. Araştırma heyetini uyaran kişiler, mezarın açılması hâlinde birkaç gün içerisinde savaş çıkacağını ileri sürdüler.
Timur’un mezarında şu sözlerin yazılı olduğu da anlatılmaktadır:
“Ben ölümden uyandığımda bütün dünya titreyecek.”
Tabutun içerisinde ise şu uyarının bulunduğu iddia edilmiştir:
“Mezarımı açan, benden daha korkunç bir istilacıyı serbest bırakacaktır.”
Ancak bu ifadelerin mezarda bulunduğunu doğrulayan güvenilir bir kazı tutanağı veya fotoğraf mevcut değildir. Araştırmacıların bir bölümü, söz konusu anlatının bölgede yaşayan eski inanışlardan ve Timur’un mezarını korumak amacıyla oluşturulan efsanelerden doğduğunu düşünmektedir.
Bütün uyarılara rağmen kazı çalışmaları devam etti. Kaynaklarda farklı tarihler verilmekle birlikte Timur’un mezarı, Haziran 1941’in ikinci yarısında açıldı.
ÜÇ GÜN SONRA SAVAŞ BAŞLADI
Emir Timur’un mezarının açılmasından birkaç gün sonra, 22 Haziran 1941 tarihinde Nazi Almanyası Barbarossa Harekâtı’nı başlatarak Sovyetler Birliği’ne saldırdı.
Bu tarih yakınlığı, Timur’un mezarının açılmasıyla savaşın başlaması arasında ilişki kurulmasına yol açtı. Böylece halk arasında anlatılan “Timur’un laneti”, kısa sürede Sovyet coğrafyasının en dikkat çekici tarihî söylencelerinden birine dönüştü.
Elbette Almanya’nın Sovyetler Birliği’ne saldırı planı, Timur’un mezarı açılmadan çok önce hazırlanmıştı. Bu nedenle mezarın açılmasıyla savaşın başlaması arasında tarihî bir sebep-sonuç ilişkisi kurulamaz. Bununla birlikte, iki olayın yalnızca birkaç gün arayla gerçekleşmesi, anlatının günümüze kadar yaşamasını sağladı.
TİMUR’UN KALINTILARINDA YAPILAN İNCELEME
Antropolog Mihail Gerasimov ve araştırma heyeti, mezardan çıkarılan kalıntılar üzerinde ayrıntılı incelemeler yaptı. Dönemin bazı anlatımlarına göre Timur’un cesedi incelenmek üzere Leningrad’a götürüldü.
Yapılan antropolojik çalışmalar sonucunda Timur’un yaklaşık 1,72–1,73 metre boyunda, geniş göğüslü ve güçlü bir beden yapısına sahip olduğu belirlendi. İskelet üzerindeki bulgular, sağ kolunda ve sağ bacağında eski yaralanmalar bulunduğunu; bu nedenle yürürken belirgin biçimde aksadığını ortaya koydu.
Timur’un kafatasını inceleyen Gerasimov, bilimsel yüz rekonstrüksiyonu yöntemini kullanarak hükümdarın büstünü hazırladı. Böylece ölümünden yaklaşık beş yüz yıl sonra Emir Timur’un yüzü, kafatası ölçülerinden hareketle yeniden canlandırıldı.
TİMUR’UN YENİDEN DEFNEDİLMESİ
Bilimsel incelemelerin tamamlanmasının ardından Emir Timur’un ve hanedan üyelerinin kalıntıları 1942 yılının sonlarında Semerkant’a getirildi. Kalıntılar İslami usullere uygun biçimde yeniden Gür-i Emir’deki mezarlarına defnedildi.
Sovyet ordusu, kısa bir süre sonra Stalingrad’da Alman kuvvetlerine karşı kesin üstünlük sağladı. Stalingrad Muharebesi, 2 Şubat 1943 tarihinde Sovyet zaferiyle sonuçlandı ve İkinci Dünya Savaşı’nın gidişatını değiştiren en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Timur’un yeniden defnedilmesiyle Stalingrad zaferi arasında da halk inanışında bir bağlantı kuruldu. Böylece mezarın açılmasıyla başladığına inanılan “savaş lanetinin”, Timur’un yeniden toprağa verilmesiyle sona erdiği anlatılmaya başlandı.
Gerçekte Alman ordusunun Stalingrad’daki kuşatılması, Timur’un yeniden defnedilmesinden önce başlamıştı. Dolayısıyla bu iki olay arasında da tarihî bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmamaktadır. Ancak yaşananların zaman bakımından birbirine yakınlığı, savaşın korkunç şartları içinde güçlü ve kalıcı bir efsanenin doğmasına neden olmuştur.
Sovyetler Birliği’nin İkinci Dünya Savaşı’ndaki askerî kaybının yaklaşık 8,7–9 milyon olduğu kabul edilmektedir. Sivil kayıplarla birlikte toplam can kaybı ise bunun çok daha üzerindedir.
ACABA SAVAŞ LANETİ BİTTİ Mİ?
Tarih, belgelerle açıklanır; efsaneler ise milletlerin hafızasında yaşar. Emir Timur’un mezarının açılması ile Nazi Almanyası’nın Sovyetler Birliği’ne saldırması arasında bilimsel veya tarihî bir ilişki yoktur. Fakat mezarın açılmasından birkaç gün sonra başlayan büyük savaş, “Timur’un laneti” anlatısını tarihin en dikkat çekici efsanelerinden biri hâline getirmiştir.
YILMAZ KARAHAN
19 Ocak 2016
Kaynaklar
- M. M. Gerasimov, The Face Finder.
- R. D. McChesney, Four Central Asian Shrines: A Socio-Political History of Architecture.
- Charles Shaw, “The Gur-i Amir Mausoleum and the Soviet Politics of Preservation”, Future Anterior, 2011.
- Justin Marozzi, Tamerlane: Sword of Islam, Conqueror of the World.
- “Rusya Fotoğraflarla Tarihi” Arşivi – Rusya Bilimler Akademisi Jeoloji Enstitüsü.
- Özarşiv Ajansı – Semerkant Bölge Devlet Arşivi.
Editör Notu
Bu makalede, Emir Timur’un mezarının 1941 yılında açılması çevresinde oluşan “savaş laneti” anlatısı tarihî olaylarla karşılaştırılmış; belgelenebilen bilgiler ile halk inanışına dayanan unsurlar birbirinden ayrılmıştır.
Timur’un kalıntılarından DNA örneği alınıp alınmadığı, özellikle Özbek Türkleri arasında tartışılan konulardan biridir. İncelenen kaynaklarda Timur’a ait yayımlanmış bir DNA analizi veya genetik araştırma sonucu bulunmamaktadır. Modern DNA inceleme yöntemlerinin 1941 yılında henüz mevcut olmadığı da dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte Sovyet yönetiminin bütün araştırma kayıtlarını kamuoyuna açıklamaması ve kalıntılar üzerinde kapsamlı antropolojik incelemeler yapılması nedeniyle, saç, kemik veya doku örneklerinin alınarak saklanmış olması ihtimal dışı değildir. Ancak bunu doğrulayan açık bir arşiv belgesi günümüzde mevcut değildir.
Mezarın açılışının görüntülendiği ve bu görüntülerden bir belgesel hazırlandığı bilinmekle birlikte, yapılan incelemelerin bütün aşamalarının ve alınmış olabilecek biyolojik örneklerin kamuoyuna eksiksiz biçimde açıklanıp açıklanmadığı belirsizdir.
Timur’un mezarının bulunduğu Gur Emir Türbesi (Semerkand-Özbekistan)
Timur’un mezarı Gur Emir
Emir Timur’un mezarının açılmasının ardından Sovyet araştırma heyeti, mezardan çıkarılan kafatasını incelerken. Gür-i Emir Türbesi, Semerkant, Haziran 1941.

Emir Timur’un mezarının Sovyet araştırma heyeti tarafından açıldığı anlardan biri. Gür-i Emir Türbesi, Semerkant, Haziran 1941. Kaynak: Özarşiv Ajansı–Semerkant Bölge Devlet Arşivi.
Yorumlar
“917) Emir Timur’un Savaş Laneti” yazisina 3 Yorum yapilmis
Yorum yap




[…] http://www.yenidenergenekon.com/917-emir-timurun-savas-laneti/ […]
Bu da yetmemiş gibi sovet propogandasi devrinde Emir Timuri bir işgalci ve zalim olarak tanitmaya çalişmişlardi, meger en büyük zalim Stalinin kendisiymiş
Timurın mezarinin açilişini gösteren bir video cd türkçe belgesel var. merak eden varsa yazsin gönderecem. line’de id kodum: mojeklermekany