10) MUSİBET
Yayin Tarihi 5 Eylül, 2007
Kategori SİYASİ
MUSİBET
“Bir Musibet, Bin Nasihat tan İyidir.” (Atasözü)
Ülkemizin içerisinde bulunduğu sosyal, siyasi ve ekonomik rahatsızlıkların temel nedeni, iyi ve yeterli bir eğitimin olmaması veya alınamaması vardır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün 15 yılda Türkiye’ye kazandırdıkları, 70 yılda cehalet ve ihanetle yok edilmek üzeredir.
Kimliğimin, yüksekliği varmış ! Merak ettim, kimliğimin alt tarafında neler var diye ? Çünkü bize sürekli üstüne bakmamız tavsiye ediliyor… Yoksa bu iş “Cambaza Bak” aldatmacısı mı ???
Kimliğimin hemen altında, “Söylesem Tesiri Yok, Sussam Gönül Razı Değil” diye bağıran ancak sesini duyuramayan, Türkçe konuşmaya çalışan Dilimi gördüm. Hani her 13 Mayıs tarihinde “Bugünden sonra divanda, dergahta, bargahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka Dil kullanılmayacaktır.” Karamanoğlu Mehmet Bey’in Fermanına istinaden kutladığımız Türkçe Dil Bayramını can çekişirken izledim. Artık, İsmail Gaspıralı’da veciz sözünü bir gözden geçirmeli …
“İşde, Fikirde, Dilde Birlik” mi ? Nerde ?
Dilimin hemen altında SOY umu, Türklüğümü gördüm… Tanrı Dağlarından, Ergenekon’dan Anadolu’ya, Ankara’ya doğru bir Bozkurt gibi Bilge Kağan’ın haykırışını duyuyorum ! “Ey TÜRK ! Üstte Mavi Gök Çökmedikçe, Altta Yağız Yer Delinmedikçe, Senin İlini ve Töreni Kim Bozabilir ?” Elbette “TÜRKÜM” diyemeyenler ve TÜRK gibi yaşayamayanlar…
Soyumla birlikte “Kelime-i Tevhid” ile sürekli zikir eden Yüce Dinim İSLAMİYETİ müşahede ettim. Beni Ben yapan, Maneviyatımı Ruhumu hissettim. Dinim ve Dindaşlarım fitneden, hurafeden, sömürüden, cehaletten ve diyaloglardan kurtulmaya çalışıyor… Dinimin sesi olan Ayet ve Hadisler gerçek anlamı ile anlatılmıyor…”Haksızlık karşısında susan, Dilsiz Şeytandır.” Diyen Hz. Muhammed (S.A.V.)’e nazire yaparcasına, Zalimi ve Hırsızı destekleyen münafıklar çoğaldı. Hem de renkli sermayelerini güçlendirerek !
Dinimin altında, artık “MAZİ” denilen Tarihimi gördüm. “Tarihi Çevir, Nal sesi Kısrak sesi…” ile çağ kapatmış, çağ açmış 5000 yıllık şanlı Tarihim çırpınıyor… Tekrar tarihe not düşmek istiyor, Türk’ün ismini unutanlara yeniden ezberletmek için… Ne yazık ki ; “Ne Mutlu Türküm Diyene” artık sorgulanmaya, Tarih yazan Mehmetçik de tahkir edilmeye başlandı…
Tarihimin hemen yanında Kültürüm var. Edebiyatım, Sanatım, Musikim, Geleneklerim, Mutfağım ve Şahsiyetlerim “Orada Türk varsa bizi yaşasın ve yaşatsın ! Bizi inkar ederlerse yok olacaklar, soysuzlaşacaklar !” diye çığlık atan Kültürümün unsurları telaş içinde… Ama ne fayda, artık sokaklarda ve sandık başlarında bile Sam Amca’nın uşaklığını yapabilecek Coniler türüyor…
En alt tarafta Ülküm var. Türklüğün İdealleri, geleceğinin planı, Türk Devleti ve Milletinin Yüce Mefkuresi ! Nedir bu Türklüğün Ülküsü ?
1 Kasım 1937 tarihinde Atatürk bu hedefi göstermiştir.
“Büyük Davamız; En Uygar, En Kalkınmış Millet Olarak Varlığımızı Yükseltmektir.” ATAM, artık Türklüğün varlığı hususunda araştırma komisyonları kuruluyor… Öz Vatanında öyle azınlıkmış ki (!) , “Kelaynak” kuşları gibi korunmaya alınması bile teklif edilebilir.
Kimliğimin altında Dilimi, Soyumu, Dinimi, Tarihimi, Kültürümü ve Ülkümü gördüm ve dinledim. Efendim, kimliğimin üstünde neler mi var ?
1. Vatandaşlık bilinci var.
2. Mensubiyet duygusu var.
3. Menfaat Birlikteliği var.
Bundan anlaşılacağı üzere Kimliğimin altında kalan unsurlar, Bir Milleti, Millet yapan özelliklerin doğal olanları var. Üst tarafında ise yapay olanları…
Sosyologlara göre 2 türlü Millet tarifi vardır.
1- Kültürel Millet : Dil, Soy, Din, Kültür, ve Tarih gibi birlikteliğin getirmiş olduğu düşüncenin ve hayat tarzının oluşturduğu cemiyetler.
Türk, Arap, Çin gibi milletlerin oluşturduğu yaratılmışlığın gereği doğallık.
2- Siyasal Millet : Mensubiyet ve Menfaat birlikteliğine dayanan bir oluşumdur. A.B.D. bunun en iyi örneğidir. Bu toplumlar ekonomik çıkarlar üzerinden vatandaşlık duygusu taşırlar. Ferdiyetçilik ve şirket zihniyeti toplumu kontrol eder.
Artık Küresel Güçlerin dayattığı her türlü tekliflere evet denildiği sürece yaşayacaksın… Atatürk’ün Türkiye’si Küreselleşiyor ! ABD ve Avrupa da Atatürk olmadığına göre, Atatürk’ün resimleri ve ilkelerinin de kaldırılması uyum için şart haline dönüştü (!)
Bir zamanlar “Bir Musibet” uyandırıcı olmuş. Günümüzde “Bin bir Musibet” fayda etmiyor.
ALLAH’IM MİLLETİMİ MÜNAFIKLARIN ŞERRİNDEN KORU !
Yılmaz KARAHAN
Alinti yaparken lutfen bu yazinin www.yenidenergenekon.com dan alindigini belirtiniz.
Yorumlar
“10) MUSİBET” yazisina 3 Yorum yapilmis
Yorum yap
Yüce TANRIM bu milleti yalnız bırakmayacaktır ben buna yürekten inanıyorum. Çünki ATAM söylemiş demişki muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur derken Tanrımın arkasında olduğunu bilerek söylemiş.
Rabbim neylerse güzel eyler.Benim Türk’lük konusunda hiç endişem yok.Bu yedi düvel denen adiler! Türk Milletinden yine bir tokat yiyecek, “bu tokat ki” öyle böyle değil.Türkü parçalamak isterken kendileri parça parça olacak.Onların şeytani oyunları sökmeyecek ALLAH ın izni ile İnşallah.Rabbim bu milleti kurtuluş savaşımızda birleştirdi.Eğer öyle bir tehlike gelirse, dünya Türkleri birleşecek. Adriyetikten Çine,Amerikadan Türkiye’ye kadar.Bu bizim uyanışımız olacak.Farkında olmadan bizi bize itiyorlar.Kızılderili Türkler topraklarına tekrar kavuşacak.Adalet yerini bulacak.Ne Mutlu Türküm Diyene !
Türklüğü ortadan kaldırmaya yakı tarihimize bakınız,ne katliamlar,yapılmış,Türk sözünden bile bsöz etirilmemiş.Türkler hakir görülmüş,görmüşler,”Devşirmelerin yanında Türk sözü bile edilemez duruma gelmiş.Hangi aile iyi Fransızca bilirse ,o aile kültürlü,endamlı,sohbet edilir aile olmuş.Gerçekleri saklamanın hiç bir yararı olmamıştır.Ey Mustafa Kemal Atatürk,sen Allah’ın katında nekadar yücesin ki Türk milletinin gerçek kimliğinin verilişi sana nasip oldu.Bizlerde şimdilerde Türklüğümüzle gurur duyuyoruz.Makamın cennet olsun.Acaroğlu