7) KUTÜLAMERE

Yayin Tarihi 26 Ekim, 2007 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

KUTÜLAMERE     

Kahraman TÜRK Ordusunun Çanakkale de yazdığı destanlara Irak-Kutülamare destanlarıda eklenmelidir.

Yıllar öncenin İtilaf Devletleri; o topraklara “demokrasi ve özgürlük” getirmek ve sözüm ona Arapları Türk işgalinden kurtarmak için geldiler.      

Eylül 1915-Birinci Kutülamare çarpışmalarında İngilizler  kazandı. Komutan Halim bey ve 1800 askerimiz esir alındı 3000 askerimiz şehit oldu ve isimsiz mezarlarında yatıyorlar(ruhları şad olsun). Şaddülarap bölgesinde de yerli halk ingilizlerin tarafındaydı.      İngiliz dostluğu ve Türk düşmanlığı vardı. İngilizler çoğunluk halkı ;Türklerin işgalinden kurtaracağız diye satın almıştı. İngilizler öyle nefret tohumları ektiler ki, Araplar Ammare Hastanesini basarak tüm yaralı Türk Askerlerini cenbiyelerle şehit ettiler.      

Nurettin Paşa komutasındaki Türk Birlikleri ise çekildikleri savunma hattında direniyorlardı. Bu arada Kutülamare’ye çekilen İngilizler,Türk Birliklerince kuşatıldılar.Yerli halk tarafındanda desteklenen İngiliz kuvvetleri sayı ve cephane bakımından,Türk kuvvetlerinden daha avantajlı durumdaydı.      

22.kasım 1915 de, İngilizler tekrar Türk Birlikleri savunma hattına saldırdılar. 45.Tümen kahramanca direndi, İngilizler 4500 asker kaybettiler.     

21 ocak 1916 sabahı İngilizler; bu sefer Halit Bey komutasındaki nehir kenarındaki birliklerimize gambotlarla saldırdılar. Göğüs göğüse geçen savaşta; yine İngilizler 8000 asker kaybetti ve İngilizler Kut kasabasına çekildiler. İngiliz Komutan General Townshead, Halit Paşaya 1 milyon sterlin rüşvet teklifinde bulundu. Halit Paşa bu kirli teklifi şiddetle reddetti.      Paranın her kapıyı açan anahtar olduğuna inanan İngilizler, kirli rüşveti 2 milyon sterline çıkardılar. Halit Paşa yine şiddetle bu çirkin teklifi geri çevirdi.     İngilizler o gece,Türklerin eline geçmesin diye Kut kasabasında ki cephaneliklerini imha ettiler. İngiliz General esir alındı. 29.nisan 1916 da İngiliz Birlikleri Kut’u terkettiler.      

Halit Paşa; ordusuna yazılı olarak şöyle seslendi.     

Orduma;     Yiğitler,Aslanlar,Kahramanlar

1-Bugün Türklere şeref, İngilizlere kara meydan olan bu topraklarda binlerce, yüzbinlerce şehidimiz yatıyor. Bu toprakların semalarında olan ecdadımızın ruhları şadolsun. Hepinizi pak alınlarınızdan öperek cümlenizi kutluyorum.

2-200 seneden beri tarihimizde yaşanmayan zaferlerden Çanakkaleden sonra bu ikinci zaferi bize ihsan ettiği için Cenabı Allaha şükürler olsun. 

3-Ordum; Kutülamare savunmasında ve saldıran düşman karşısında 350 subayını ve 10000 neferini şehit verdi. Ruhları şadolsun.Teslim olan İngilizlerdede 30000 kayıp vardır.

4-Şu iki farka bakınız. Cihanı hayrete düşürecek büyük fark.Tarih bu zaferi yazmakta kelime bulmada çok güçlük çekecektir.

5-Görüyorsunuz ki Türk gücü, inancı; İngiliz inatçılığını, saldırganlığını kırdığı birinci muhabere Çanakkale ikinci muharebe zaferi burada yaşadık.

6-Bu topraklarda tamamen yalnız bırakıldık lakin süngü ve iman dolu göğsümüzle kazandığımız bu şeref gelecekteki askeri başarılarımızın parlak bir başlangıcı olacaktır.

7-Bugüne KUT Bayramı adını veriyorum Ordumuzun her neferi, her sene bugünü ansın ve anarken; bu çöllerde mezarı belli olmadan yatan kahraman evlatlarımıza yasinler, fatihalar okusun. Şühedamız kızıl kanlarla yeniden doğarken, uzuvlarının bir çok bölümünü bu çöllerde bırakan gazilerimize sahip çıkalım, gazilerimizde gelecekteki zaferlerimize dua etsinler.    

Mirliva Halil

(Tuğgeneral)        Vl.Komutanı      

29.nisan 1916 

NOT : Bu Yazı, Sayın Gülsev Eyüboğlu İrhan (g.irhan2@gmail.com) tarafından gönderilmiştir. 

Yorumlar

“7) KUTÜLAMERE” yazisina 1 Yorum yapilmis

  1. Gökhan BOZKURT yorum tarihi 23 Kasım, 2007 12:21

    Saygı değer Hocam; Kut-ul Amare yazısını okuyunca benim de bir katkım olmasını istedim ve araştırmaya başladım. Bir kütüphane de 1893 Çorum Sancağı doğumlu Mustafa TÜTÜNCÜ Beyefendinin kaleme almış olduğu “Hatıra Defterimdir…” isimli kitabı buldum. Hatıralar torunu tarafından kitap haline getirilmiş.

    (Hatıra Defteri - Mustafa TÜTÜNCÜ
    Yayına Hazırlayan: Abdulkadir OZULU - Lider Matbaacılık A.Ş. Çorum)

    Kitabın yanlızca Kut-ul Amare bölümünden kısa bir prafrafı yazmayı uygun buldum;

    “…Divane’den ayrıldıktan sonra yolculuğumuza devam ediyoruz. Artık hep karadan hareketteyiz. İki gün selametle yol aldık. Üçüncü gün gene Araplar her taraftan bize baskın yaptılar. Hareketimizi tehir ettiler. Müsademe oldu. Geceyi bulunduğumuz yerde geçirdik. Ertesi sabah Arapların çoğu kaçmıştı. Tertibat alınarak yolumuza devam ettik. Nihayet Hille kasabasını da selametle geçtik. Ceire yoluna Salmanpak’a hareket ettik. Malum olduğu üzere Salmanpak kasabası Dicle nehri üzerindedir. Selametle Salmanpak’a vardık. Oradan vapurlara binerek Kut-ul Amare’ye yakın İmam Muhtari mahalline vardık. Orada vapurlardan inerek Kut-ul Amare’ye hareket ettik.

    Kut-ul Amare’ye yaklaştığımız vakit top sesleri de işitilmeye başlandı. Ve biraz daha yaklaştıkça sesler daha ziyadeleşti. Nihayet 18.Kolordu karargahına geldik. İstirahat edildi.

    18.Kolordu kumandanı Miralay Kâzım Karabekir Paşa idi. 51. ve 52.Fırkalar hali hazır cephede İngilizlerle çarpışmakta idiler. Bir de 45.Fırka var imiş bu fırkanın mevcudu çok azalmış olduğundan diğer iki fırkaya taksim etmişler, böylelikle meydanda iki fırka kalmış. 3.Alay, 37.Alay, 40.Alay ve 44.Alayları derhal cepheye sürüp istihkamlara soktular. Nehrin iki tarafında cephe tutulmuş.

    Nehrin sol tarafında Felahiye istihkamları var idi ki, bu istihkamlar son derece mazbut ve müstahdem idi. Fakat nehrin sağ tarafındaki cephe Irak cephesi idi.

    Irak cephesi son derece açılmış olduğundan ve düşman kuvvetini oraya vermiş bulunduğundan çok şiddetli muharebeler oluyor ve İngilizler her daim taarruz etmekte devam ediyorlardı. Burada bulunan pek çok istihkamlar da muntazam değildi. Gündüz bombardımanlarda istihkamlar yıkılıyor, gece yine yapılıyordu. Ben ağırlıkta bulunmaktaydım. Geceleri efradın karavana ve ikmallerini götürüyor idim. İstihkam vaziyeti çok feci idi. Bu vaziyet efradı da müteessir ediyor. Velhasılı dayanması güç bir vaziyette efrat direniyordu. Muharebe bu vaziyet dahilinde devam etmekteydi. Sabahları gün doğmadan evvel top ateşi şiddetle başlıyor ve bu suretle bir saat, iki saat devam ediyor, akşama doğru yine bu vaziyet tekrar olunuyor, bazen bu bombardımanlar öyle şiddetleniyor ki, bizim siperlerin üzerinde simsiyah bir duman tabakası oluşuyor ve saatlerce bu duman tabakası devam ediyordu. Öğleye doğru ve öğleden sonra biraz sakin geçerdi. Buna da sebep havanın fazla sıcak olmasıydı. Yine de fasılalarla top ateşleri sürer, düşmanın yirmi ateşine bizim taraftan tek bir ateşle cevap verilirdi.

    Şiddetli bombardımanların ardından İngiliz askerlerini hücuma kaldırıp taarruza geçer, ne kadar yıpranmış olsalar da Türk askeri süngü takıp düşmanı karşılar ve bu suretle bir kanlı boğazlaşma başlardı.

    Türk yavruları ve bu milleti kurtarmış aslanların hücumu o kadar kahramanca ve fedakarane olurdu ki, ben gözüm ile gördüğüm halde buraya yazabilmekten ve o kanlı sahnelerin cereyan ettiği manzarayı tasvir etmek ve tafsilat vermekten acizim…”

    Bu vesile ile saygı ve hürmetlerimle.

Yorum yap