<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.2.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Yeniden Ergenekon</title>
	<link>http://www.yenidenergenekon.com</link>
	<description>BÜYÜK DAVAMIZ, EN UYGAR VE EN KALKINMIŞ MİLLET OLARAK, VARLIĞIMIZI YÜKSELTMEKTİR.</description>
	<pubDate>Tue, 13 May 2008 17:08:56 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.2.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>61) ŞEHİTLERİMİZ (PPS)</title>
		<link>http://www.yenidenergenekon.com/61-sehitlerimiz-pps/</link>
		<comments>http://www.yenidenergenekon.com/61-sehitlerimiz-pps/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 May 2008 17:08:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yılmaz Karahan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[SLAYTLAR-RESİMLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenidenergenekon.com/61-sehitlerimiz-pps/</guid>
		<description><![CDATA[sehitlerim.pps

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/sehitlerim.pps" title="sehitlerim.pps">sehitlerim.pps</a></p>
<p><a href="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/pd.gif" title="pd.gif"><img src="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/pd.gif" alt="pd.gif" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenidenergenekon.com/61-sehitlerimiz-pps/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>229) İSRAİL&#8217;İN TARİHÇESİ, FİLİSTİNLİLERİN EVLERİNDE GİZLİ</title>
		<link>http://www.yenidenergenekon.com/229-israilin-tarihcesi-filistinlilerin-evlerinde-gizli/</link>
		<comments>http://www.yenidenergenekon.com/229-israilin-tarihcesi-filistinlilerin-evlerinde-gizli/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 May 2008 11:24:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yılmaz Karahan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BASIN-YAYIN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenidenergenekon.com/229-israilin-tarihcesi-filistinlilerin-evlerinde-gizli/</guid>
		<description><![CDATA[

İsrail&#8217;in tarihçesi el koyduğu Filistinlilerin evlerinde gizli

İsrail, 60. kuruluş yıldönümünü kutlarken, bir zamanlar topraklarından zorla atılan Filistinililer o günleri hala unutamıyor.


İsrail bu ayın 15&#8242;inde kuruluşunun 60. yıl dönümünü kutlarken, Filistin&#8217;de 60 yıl önce evlerinden zorla çıkarılan ve bir anda kendi ülkelerinde mülteci konumuna düşen Filistin&#8217;in asıl sahipleri o günleri hala unutamamış. 
Filistin topraklarından sökülüp atılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="Section1">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt"></span></p>
<p style="background: white; line-height: 22.5pt" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 20pt; color: red; font-family: Verdana">İsrail&#8217;in tarihçesi el koyduğu Filistinlilerin evlerinde gizli</span></strong></p>
<p style="background: white; line-height: 22.5pt" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 20pt; color: red; font-family: Verdana"></span></strong></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Verdana">İsrail, 60. kuruluş yıldönümünü kutlarken, bir zamanlar topraklarından zorla atılan Filistinililer o günleri hala unutamıyor.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: navy"></span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"><a href="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image00134.jpg" title="image00134.jpg"><img src="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image00134.jpg" alt="image00134.jpg" /></a></span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana">İsrail bu ayın 15&#8242;inde kuruluşunun 60. yıl dönümünü kutlarken, Filistin&#8217;de 60 yıl önce evlerinden zorla çıkarılan ve bir anda kendi ülkelerinde mülteci konumuna düşen Filistin&#8217;in asıl sahipleri o günleri hala unutamamış. </span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana">Filistin topraklarından sökülüp atılan 700 bin kişiden sadece biri olan Hıristiyan bir Filistinli, İsrail&#8217;in hangi temeller üzerine kurulduğunu çok iyi bir şekilde ifade ediyor. </span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"><a href="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image00210.jpg" title="image00210.jpg"><img src="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image00210.jpg" alt="image00210.jpg" /></a></span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"></span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana">Filistinlilerin ülkelerinden zorla çıktıklarında geride bıraktıkları binlerce ev şimdiki İsrail&#8217;in kuruluş tarihçesini anlatır niteliktedir. </span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana">Batı Kudüs&#8217;teki küçük Talbiye mahallesindeki iki katlı Hallak evi bunlardan biri. Bu ev, 1948&#8242;de İsrail&#8217;in kurulmasıyla sadece evlerini değil ülkelerini de kaybeden insanların hikâyelerini anlatıyor. </span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"><a href="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image0038.jpg" title="image0038.jpg"><img src="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image0038.jpg" alt="image0038.jpg" /></a></p>
<p>Mayıs&#8217;ın 6&#8217;sında Guardian&#8217;da yayınlanan bir röportajında 73 yaşındaki bir Hıristiyan Filistinli kadın olan Wilhelmine Baramki, &#8220;<span style="color: navy">meyve ağaçları vardı, hoş bir elma ağacı. Oynadığımız yerde bir salıncak vardı. Etraftaki bütün çiçeklerle birlikte oturduğumuz açık bir teras vardı</span>&#8221; dedi.</p>
<p>Onun ailesi evi 1930&#8242;ların başında inşa etti ve büyük babası Hana Hallak&#8217;tan sonra isimlendirdi.</p>
<p>Ev nine ve dedesinin alt katının sağında oturdukları, amca ve halalarının diğer bölümlerde yaşadığı dairelere bölünmüştü. </span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"><br />
1948&#8242;de 13 yaşında olan Baramki, &#8220;<span style="color: navy">Paskalya&#8217;dan önceki son Pazar gününde (Palm Sunday) bahşişlerimizi toplamak için bütün güzel çiçekleri toplarlardı</span>&#8221; diyerek geçmişi hatırlıyor.</p>
<p></span><a href="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image0044.jpg" title="image0044.jpg"><img src="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image0044.jpg" alt="image0044.jpg" /></a><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"></span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana">  </span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"></span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana">O, birkaç dakikalık mesafedeki şehrin bir diğer Hıristiyan Mahallesi Baqa&#8217;da ebeveynleri ile birlikte  yaşıyordu fakat büyük annesi Farideh ve Hallak evindeki aile ile geçirilen yazlarla ilgili hatıraları var.</p>
<p>&#8220;<span style="color: navy">Oraya gitmeyi severdik. Bu hatıralar bizim için bir şeydi</span>.&#8221;</p>
<p>Filistinlilere evlerini hemen terk etmelerini emreden bir hoparlörle birlikte Talbiye mahallesinden Yahudi çetelerinin geçmelerinden sonra hayat bir kâbusa dönüştü.</p>
<p>Baqa&#8217;daki diğer evine iltica düşüncesiyle aile çantasını hızlıca topladı.</p>
<p>Baramki &#8220;<span style="color: navy">her gece bombalar vardı ve nerdeyse her gün aynıydı</span>&#8221; diyerek geçmişi acıyla hatırlıyor. </span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana">&#8220;<span style="color: navy">Onlar doğu Kudüs&#8217;teki Eski Şehir&#8217;de yaşayan bir diğer hala ile kalmaya terkedilmişlerdi. Biz bunun sadece birkaç gün için olduğunu düşündük</span>.&#8221;</p>
<p>Aile sonradan savaştan dolayı bir buçuk yıl kalacakları komşu Lübnan&#8217;a iltica etti.</p>
<p>Bir geri dönüş şansı bulduklarında batı Kudüs, Talbiye ve Baqa&#8217;yı da kapsayacak şekilde daha yeni kurulmuş İsrail devletinin kontrolündeydi.</p>
<p>Bizimki, Sizinki değil</span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana">Baramkilerin evlerine, mahallelerine ve şehirlerine girmelerine izin verilmedi.</p>
<p>İsrail onlara &#8220;<span style="color: navy">gaip</span>&#8221; damgası vurdu ve onların evini, kaçan veya 1948&#8242;de çıkmaya zorlanan yaklaşık 700,000 Filistinlinin evleri gibi yeni gelen Yahudi göçmenlere verdi.<br />
</span><a href="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image0054.jpg" title="image0054.jpg"><img src="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image0054.jpg" alt="image0054.jpg" /></a><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"><br />
 </span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"></span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"></span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"></span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"></span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"></span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"></span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"></span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana">Eve şu an henüz 16 yaşındayken yeni kurulan İsrail devletine ebeveynleriyle birlikte göç eden Macar Reuven Tsur sahiplik etmektedir.</p>
<p>Tsur Guardian&#8217;a, &#8220;<span style="color: navy">Sadece dışardan palmiye ağaçlarını gördüm ve &#8216;bu bir hata olmalı. Bu kadar güzel olamaz&#8217; dedim</span>&#8221; dedi.</p>
<p>Tsur ve eşi on yıl önce Baramki&#8217;nin nine ve dedesinin yaşadığı daha geniş dairenin parçası olan üç odalı bir daire satın aldı. </span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana">Onlar evin eski sakinlerini düşünmediklerini kabul ediyorlar.</p>
<p>Bu arada Baramkiler altı gün savaşının yaşandığı 1967&#8242;ye kadar doğu Kudüs&#8217;te kaldılar.</p>
<p>Muzaffer İsrail; Gazze Şeridi&#8217;ni, Batı Şeria&#8217;yı, Suriye&#8217;nin Golan Tepeleri&#8217;ni ve sonradan ilhak ettiği Doğu Kudüs&#8217;ü işgal etti.</p>
<p>Wilhelmine, &#8220;<span style="color: navy">Şimdi biz var-yok hükmündeyiz. Vergi ve diğer şeyleri ödemek için buradayız ama mülkümüze geri kavuşmak için yokuz. Bu onların uyguladığı kanundur&#8221;</span> dedi.</p>
<p>Fakat bu konumları onlara, şu an Hovevei Zion (Siyon Aşıkları) olarak adlandırılan Talbiye mahallesine geri gelme ve eski evlerine bakma şansı veriyordu.</p>
<p>Tsur&#8217;ın eşi İlana, &#8220;<span style="color: navy">gerçekten birkaç hafta sonra İngiliz usulü giyinmiş yaşlı bir adam geldi ve &#8216;atalarım burada yaşadı ve ben daireyi görmek istiyorum&#8217; dedi</span>&#8221; diyerek geçmişi hatırlıyor.</p>
<p>Adam Wilhelmine&#8217;nin merhum amcası Victor Khoury&#8217;ydi.</p>
<p>Sonraki aylar ve yıllarda aileden eve pek çok ziyaret gerçekleştirildi.</p>
<p>Tsurlar, bu günün İsrail&#8217;inde nadiren duyulan bir öneri olarak eğer gerçekten barışı getirecekse ve kendilerine muadil bir daire verilecekse Hallak evindeki dairelerini terk edeceklerini söylüyorlar.</p>
<p>İster işgal edilmiş bölgede olsunlar isterse de diasporada olsun bütün Filistinliler İsrail&#8217;in Filistin&#8217;in yıkımı üzerine kurulduğu <span style="color: navy">15 Mayıs&#8217;ta Nakba (Felaket) Günü&#8217;nü</span> anıyorlar.</p>
<p>Wilhelmine &#8220;<span style="color: navy">orası bizim toprağımız</span>&#8221; diye ısrar ediyor. &#8220;<span style="color: navy">Evimize geri dönme hakkına sahibiz.&#8221;</span> </span></p>
<p style="background: white" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Verdana"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt">DÜNYA BÜLTENİ</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenidenergenekon.com/229-israilin-tarihcesi-filistinlilerin-evlerinde-gizli/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>219) TÜRK HALK İNANÇLARINDA, &#8220;HZ. ALİ&#8221; KÜLTÜ</title>
		<link>http://www.yenidenergenekon.com/219-turk-halk-inanclarinda-hz-ali-kultu/</link>
		<comments>http://www.yenidenergenekon.com/219-turk-halk-inanclarinda-hz-ali-kultu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 May 2008 10:34:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yılmaz Karahan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TÜRK DÜNYASI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenidenergenekon.com/219-turk-halk-inanclarinda-hz-ali-kultu/</guid>
		<description><![CDATA[

TÜRK HALK İNANÇLARINDA 
“HZ. ALİ” KÜLTÜ      

                                                                                                      
            Biz bu bildirimizde Şehriyar Haydar Baba Nevruz İlişkisinden yola çıkarak Türk Halk inançlarında Hz. Ali  Kültü üzerinde duracağız. Bize göre Hz. Ali etrafında oluşan kült, Sünni, Şii – Caferi ve Heterodoks İslam kesimler arasında, bizim çalışma alanımız itibariyle bu inançlara mensup Türk kesimler bakımından çok ciddi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="Section1">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt"></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 20pt; color: red">TÜRK HALK İNANÇLARINDA </span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 20pt; color: red">“</span></strong><strong><span style="font-size: 20pt; color: blue">HZ. ALİ</span></strong><strong><span style="font-size: 20pt; color: red">” KÜLTÜ      </span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 20pt; color: red"><a href="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image00133.jpg" title="image00133.jpg"><img src="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image00133.jpg" alt="image00133.jpg" /></a></span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 20pt; color: red">      </span></strong><span style="font-family: Verdana">                                                                                               </span><span style="font-size: 20pt; color: red; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: black">            </span></strong><span style="font-size: 14pt; color: black">Biz bu bildirimizde Şehriyar Haydar Baba Nevruz İlişkisinden yola çıkarak Türk Halk inançlarında Hz. Ali  Kültü üzerinde duracağız. Bize göre Hz. Ali etrafında oluşan kült, Sünni, Şii – Caferi ve Heterodoks İslam kesimler arasında, bizim çalışma alanımız itibariyle bu inançlara mensup Türk kesimler bakımından çok ciddi bir halk kültürü köprüdür. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoBodyText"><span style="font-size: 14pt; color: black">            Biz konuyu işlerken Hz. Ali ile halk inançları <strong>Yenigün, Hızır, su, dağ, gök, toprak kültleri itibariyle bağlantılayarak incelemeye çalıştık.</strong> Bu arada, Düldül, Zülfikar ile tespitlerimize yer verdik. Ehli-i Beyt’e Hz. Fatma, Hz. Hasan ve Hüseyin ile ilgili bulgularımızı sıralamaya çalıştık. Diğer imam zadelerle ilgili inançları aktardık. Bu kültün doğum, evlilik ve ölüm dönemlerindeki yansımalarını açıklamaya çalıştık. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">            Hz. Ali posterleri çok kere Düldül’ün üzerinde ve elinde Zülfikar olarak resmedilmiştir. Bunları afişlerde, kartpostallarda çeşitli gelin çeyizlerinde, camilerin kutsal örtülerinde görmek mümkündür. Hz.Ali, Ehli-i Beyt’ten, sahabeden, İslamiyete olan büyük hizmetleri ve ilim erbabı oluşunun yanı sıra Türk halk inançlarında kahramanlığın, adaletin, efsanevi gücün, cesaretin de simgesi olarak bilinir.<a name="_ftnref1"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn1"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[1]</span></span></a> Anadolu’da Ali can ismindeki “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">can</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” son eki ve </span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Alim </span><span style="font-size: 14pt; color: black">ismindeki “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">m</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” harfi Ali ismine ve Hz. Ali’ye duyulan saygı ve sevgiden kaynaklanmaktadır.<a name="_ftnref2"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn2"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[2]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">            Tunceli yöresinin Alevi inançlı Müslüman Zaza Türkleri güneşi Hz.Ali’ye teşmil ederler. Bunlar sabahleyin güneşe yüzlerini dönerek ibadet  ve tazim ederler. Bu esnada ağlanır, gözyaşları dökülür. Güneşe dönülmesine rağmen niyaz Allah’adır. Bir dua ederken “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Hz. Muhammet yüzü suyu hürmetine O’nun ruhu için bizi bağışla dileklerimizi kabul eyle</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” demektedirler. Kıyamdan sonra ruküye gitmeden, secdeye gidilir. İbadet, tazim bir rekat olup bu ibadet genellikle abdest alınarak yapılır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">            Tunceli’de Alevi inançlı Zaza Türkleri Ay’ın ilk doğuşunu da sevinç ve heyecanla karşılarlar. Güneşin doğuşu ile yeryüzünde beliren aydınlığı Hz. Ali’nin yüzünün nuru olarak bilirler. Ay’a bakarak dua ederler.<a name="_ftnref3"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn3"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[3]</span></span></a> Kars yöresi Alevi/Bektaşi inançlı Müslüman Türklerine göre Güneş Hz. Muhammed, ay ise Hz. Ali veya güneş Hz. Ali, ay da Hz. Muhammed’dir.<a name="_ftnref4"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn4"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[4]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Mezar-i Şerif‘de bulunan Hz. Ali’nin türbesindeki ak güvercinlerin kutsal oldukları inancı vardır. Bu türbede Ak olmayan güvercin yoktur. İnanışa göre bu beyaz güvercinlerin arasına katılan Kara güvercinler bir süre sonra aklaşmaktadır.<a name="_ftnref5"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn5"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[5]</span></span></a> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Türbelerde kilit açtırmak suretiyle kısmetin açılacağı inancı Üsküp – Makedonya Türklerinde de vardır. Mezar-ı Şerif’e Güney Türkistan Müslüman Türkleri Hz. Ali türbelerindeki kilitlere niyet tutarlar.<a name="_ftnref6"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn6"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[6]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Pençe-i Ali Aba, Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i simgeleyen beş parmağı açık bir el şeklidir.<a name="_ftnref7"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn7"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[7]</span></span></a> Güney Azerbaycan’ın Afşar Türklerinde Muharremlikte üzeri ayetlerle bezeli açık el (alem) gezdirilir. Alem’in nezirli olana doğru gittiğine kayıp eşyaların ve yeri bilinmeyen ölümlerin bulunmasında Alem’in yardımcı olduğuna inanılır.<a name="_ftnref8"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn8"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[8]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Türkmen eli Erbil’de “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Beşparmak Motifli Halı</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” desenleri vardır. Keza aynı bölgede Siti İmamı Türbesinde  Beşparmaklı alem vardır. Anadolu’da ise Beşparmaklı korku tası, Beşparmaklı, Kırk tası ve Beşparmaklı sara tası vardır.<a name="_ftnref9"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn9"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[9]</span></span></a> Nahçıvan ve Gence’de Kurak mevsimin sona ermesi yağmurun yağması için “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">elem gezdirme</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” uygulaması yapılır. Tahtadan yapılmış el yukarıya doğru kaldırılarak ev ev gezdirilir. Alemin götürüldüğü her kapı, gezdiren şahsa yenilecek bir şey verir. Verilen şeye “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">nezir</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” denir. Alemi kutlu bir kimse gezdirmelidir. Sarhoş, haksızlık yapmış, sevilmeyen bir kimse gezdirmemelidir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Bu türden bir eli biz Uluğ Türkistan’da bazı ziyaretlerin mezar başlarında gördük. Mesela Nakşibendi Hazretlerinin hocalarının ve annesinin türbelerinde olduğu gibi. Anadolu’da ise, ayet yazılı bu eller Kepçe-Gelin veya Godi-Godi’yi andırıyor.<a name="_ftnref10"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn10"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[10]</span></span></a> Nahçıvan’daki Yedi Uyurlar ziyaretinde gönder şeklinde bir sopa, sopaya bağlanmış adak bezleri ve sopanın ucunda alem vardır. Bu alem beşparmağı açık bir eldir. Bu ele Türkmen eli Erbil’de Ali Eli, veya beşparmak denilmektedir. Biz bu alemi Semerkant, Taşkent, Mezar-ı Şerif gibi bir çok Türk elinde gördük.<a name="_ftnref11"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn11"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[11]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Mahaçkale – Dağıstan’da <strong>5</strong> <strong>parmak</strong> Kadiri Sufizminin sembolleri arasında kardeşliğin alameti olup nazarlık olarak kullanılır.<a name="_ftnref12"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn12"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[12]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Çeşitli uğursuzluklardan korunmak hayır ve bereket celbetmek için, Derbent yöresinde daha ziyade Şii – Caferi İnançlı Müslüman Türkler üzerlerinde <strong>“</strong></span><strong><span style="font-size: 14pt; color: blue">beşparmak</span></strong><strong><span style="font-size: 14pt; color: black">”</span></strong><span style="font-size: 14pt; color: black"> taşırlar. Beş parmak çocukların omuzlarında nazarlık olarak da takılır. Altından yapılmış beş parmağın Hz. Fadime’nin elini temsil ettiğine inanılır.<a name="_ftnref13"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn13"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[13]</span></span></a> Anadolu’da, Nevruz’da “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Fadime Ana Pekmezi</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” diye bilinen bir tatlı yapılır. Tatar Türk kabilelerinde gökkuşağına “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Fatma Ana’nın Kuşağı</span><span style="font-size: 14pt; color: black">”denir.<a name="_ftnref14"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn14"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[14]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Kerkük Türkmenlerinde  zor olan doğumların kolay olması için Meryem Ana Eli diye bilinen bir bitki suya konur ve bu suyu doğum yapması beklenilen kadının içmesi istenilir. Ebeler doğum yaptırırlarken “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Fatma Ananın eli olsun</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Hz. Zilayhanın eli olsun</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” derler böylece doğumun kolay olacağına inanılır. Karatepe – Kifri’de Fatma Ana Çukuru yörenin kutsal mekanlarındandır. 10 Muharrem’de Murtaza Ali Taşı ziyaret edilir. </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">            Anadolu’da “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Fadima Ana Otu</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” diye bilinen doğumu kolaylaştırdığına inanılan bir ot vardır. Anadolu’da yemeği az misafiri fazla olan evin hanımı “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">bu el benim değil Fadima Ananın eli</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” der. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">            Iğdır’ın Hakmehmet köyünde Ebem Kuşağı’nın ismi Fatma Nene Kuşağı’dır. Halk inançlarında Ebe / Bibi / Nene uludur. Fatma Ana da uludur. Ebem Kuşağı Göktedir, gök de uludur.<a name="_ftnref15"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn15"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[15]</span></span></a> Anadolu’da doğum yaptıran ebeler Allah’tan Fatma Ana kolaylığı dilerler. Bazı araştırmacılar eski Anadolu medeniyetlerinin Ana Tanrıça Kültü kibele ile özleştirdikleri bilinirken, biz bu sürekliliğin eski Türk inanç sistemindeki Umay Ana iyesi itibariyle bir devamlılık arz ettiğine inanıyoruz. Fadime Ana Kültünü Müjgan Üçer<a name="_ftnref16"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn16"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[16]</span></span></a> ve Hikmet Tanju’nun<a name="_ftnref17"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn17"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[17]</span></span></a> çalışmalar yaptığını biliyoruz. Fatma Ana ile Sarı Kız Efsanesi ilişkisinin ilgilendirildiğine dair çalışmaların da yapıldığı biliniyor. Ancak biz Hz.Ali Kültü üzerinde yoğunlaşmaya çalıştık.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">            Ehli-i Hak Karakoyunlu Müslüman Türklerinde aşure günü İmam Hüseyin’in rolünü mürşit oynar. Köyün aşığı Yezit rolüne çıkar. Gademgah kasabasında İmam Rıza’nın ayak izleri olduğuna inanılan bir ziyaret vardır. Kerkük’te Ocaklara ve kişilerin mezarlarına yeşil bir bez bağlanır. Bu beze “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Beydak Bezi</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” denilir. Bunun diğer adı “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Abbas Bayrağı</span><span style="font-size: 14pt; color: black">”dır. Bu bayrak adak olarak asılır. İmam Abbas’ın bayrağı şehit olduğu için </span><span style="font-size: 14pt; color: red">Kırmızı</span><span style="font-size: 14pt; color: black">’dır. İmam Ali’nin bayrağı </span><strong><span style="font-size: 14pt; color: green">Yeşil</span></strong><span style="font-size: 14pt; color: black">’dir. İmam Hüseyin’in bayrağı <strong>Kara</strong>’dır. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">            Kekailerde Muharremin 10. gününde yemek yapılmaz, sadece aşure yapılır. 40. günü Necef’de Hz. Ali’nin ziyaretine gidilir. Sünniler bu ziyareti camide yaparlarken Şiilerinkine Kerkük’te </span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Hüseyniye</span><span style="font-size: 14pt; color: black"> denir. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">            Güney Azerbaycan’da, Şii- Caferi inançlı Müslüman Türklerde, namaz kılınırken kıble yönüne konulan, secde edilince anlın deydiği Kerbela toprağından yapılmış, </span><span style="font-size: 14pt; color: blue">türbet / mühürler</span><span style="font-size: 14pt; color: black"> vardır. Bunların üzerindeki aynada İmam Hüseyin’in resmi vardır.<a name="_ftnref18"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn18"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[18]</span></span></a> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">            Kırım Tatarlarında eskiden güçlü bir ehli beyt sevgisi vardı. Susamış birisine su verilse, suyu için </span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Asan (Hasan) Üseyin (Hüseyin) ın canına deysin</span><span style="font-size: 14pt; color: black"> denirdi. İkiz oğlu olan aileler, çocuklarına Hasan – Hüseyin, ikiz kızı olanlar ise Ayşe- Fatma isimlerini koyarlardı. Mekke’ye Hac’a gidecek hali takati olmayan Elbuzlu’ya giderdi. Elbuzlu (El+bozlu) adli yatırım adı Hasan – Hüseyin idi.<a name="_ftnref19"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn19"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[19]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">            Caferi inançlı Müslüman Türkler, Güney Azerbaycan’da namazı kıldıktan sonra, gıyam halinde kıbleye dönük vaziyette, şahadet parmağını Kerbela’ya doğru uzatır ve İmam Hüseyin’i selamlar sonra, parmağını sola doğru tutarak Horasan’da İmam Rıza’yı selamlar.<a name="_ftnref20"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn20"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[20]</span></span></a> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">            Irak’da halkın yaylaya çıkmadan evvel, bereketin artması adına ziyaret ettiği türbelerin arasında İmam Zeynel Abidin’in de türbesi vardır.<a name="_ftnref21"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn21"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[21]</span></span></a>Suriye, Irak, Anadolu, İran, Azerbaycan ve Kuzey Kafkasya, Hz. Ali ve soyundan gelen On bir İmam’ın ismi ile anılan çok sayıda İmam gabri vardır. Halk bu isimle tanınan imamlarla gerçeğini çok kere aynileştirmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">            Caferi inançlı Müslüman Türk halk, Muharrem ayında Muharrem Bayrağı’nın gönderine Hz. Abbas’ın kolunu temsilen alem takar.<a name="_ftnref22"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn22"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[22]</span></span></a> İmam Rıza’nın Kızı Fatime Kum’da “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Masume</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” olarak tanınıyor. Kum şehrine ilk gelen ve Kum’dan gidenler Masume’yi selamlamak için türbesini ziyaret ediyorlar.<a name="_ftnref23"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn23"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[23]</span></span></a> Meşet üzerinde uçan pilotlar havada üç tur atmak İmam Rızayı selamlar.            </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Nazmiye –Tunceli arasında, yol kenarında Ali Kaya diye bilinen ve Hz.Ali’nin bu taşa belini dayandığına inanılan kutsal bir mekan vardır. Gençler dilek dilemek için bu taşa gelirler.<a name="_ftnref24"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn24"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[24]</span></span></a> Divriği’de Hz.Ali’nin kılıcıyla kestiğine inanılan Ali taş ziyaretine halk çeşitli dilekleri için giderler.<a name="_ftnref25"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn25"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[25]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Iğdır’ın Sürmeli köyündeki Yar’da Hz.Ali’nin ayak izi olduğuna inanılan bir kaya vardır. Halk burayı kutsal bir mekan olarak bilir. Ayrıca Iğdır’daki Karakale’nin de Hz.Ali’nin cenk ettiği Kan Kalesi olduğuna inanılır. Bir çok yerde olduğu  gibi burada da Hz.Ali ve İmamlar üzerine yemin edilir.<a name="_ftnref26"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn26"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[26]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Mezar-ı Şerif’te bir dağın tepesinde “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Sümmi Düldül</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” diye bilinen bir yer vardır. Orada bir kayanın üzerinde Hz. Ali’nin atı Düldül’ün ayak izinin bulunduğuna dair kuvvetli bir inanış vardır. Anılan bölge  bu bakımdan kutsal bir yer olarak tanınmakta ve saygı gösterilmektedir. Kabil’in  batısında Karte sahi bölgesinde de </span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Sengi Zülfikar</span><span style="font-size: 14pt; color: black"> diye bilinen büyük bir kaya vardır. Bu kaya tam ortasından ikiye bölünmüştür. Yöre halkının inanışına göre kayanın açıldığı kısmından geçerken kişi günahkar ise kaya onu tutar sıkıştırır. O kişi  Allah tarafından af edilince Kaya  onu serbest bırakır. Yine çocuğu olmayan bayanlar o taşın  ortasından geçirilir ve böylece çocuğun olacağına inanılır.<a name="_ftnref27"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn27"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[27]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">İran’da, Caferi İnançlı Müslüman Türk halkın inanışına göre, Hz. Muhammed ve  Hz. Ali akik taşlı yüzük kullanmışlardır. Akik ferahlık verir. Hz. Ali ayrıca Hadıd-i sini (Doğal Demir) kullanmıştır. Demir’in güç verici olduğuna inanılmaktadır. Zümrüt’ün de haşerelere karşı koruduğuna inanılır.<a name="_ftnref28"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn28"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[28]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Güney Azerbaycan’da, Caferi İnançlı Müslüman Türkler çocuk dünyaya gelince onların ağzını zemzem suyuyla açar, dudaklarına ve anlına Kerbela türbeti (toprağı) sürerler. Böylece, ağzının Zemzem gibi tatlı dilli, anlının Kerbala toprağı gibi pak Hz.Hüseyin gibi akıllı olacağına inanılır. Çocuğu yaşamayan aileler, İmam Rıza’yı, İmam Hüseyin’i, İmam Abbas’ı ziyaret edip dua ederler. </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">İmam Rıza ve İmam Musa-ı Kazım, Bab-ul Havayiç (</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Dilekler Kapısı</span><span style="font-size: 14pt; color: black">) Hz.Ali’nin İmam olmayan oğlu Celal Abbas (Ebulfez) de, çeşitli dilekler için ziyaret edilir. </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Hz.Hüseyin Bab-ül Şifa (</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Şifa Kapısı</span><span style="font-size: 14pt; color: black">) Hz.Ali, Bab-ül Keramet(</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Keramet Kapısıdır</span><span style="font-size: 14pt; color: black">) Hz. Fatma Kefserdir. Hz. Muhammed Bab-ül Şife ve Babl-ül Rahmettir. (</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Şifa ve Rahmet Kapısıdır</span><span style="font-size: 14pt; color: black">.) Diğer imamların da şifa ve rahmet kapısı olduklarına inanılır.<a name="_ftnref29"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn29"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[29]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Kars’ta ve İran’da aynı inanç çevresinde 40 cm bir yaş ağaç boyuna yarılır, bunların üzerine Kerbeladan getirilmiş Hz. İmam Hüseyin türbeti (toprağı) ile “</span><strong><span style="font-size: 14pt; color: green">La ilahe illallah Muhammeden Resulullah</span></strong><span style="font-size: 14pt; color: black">” yazılır. Bunlar mevtanın sağ ve sol koltuğunun altına konulur. Kefenin artan parçası ile bunlar sağ ve sola bağlanırlar. Bunun yapılmasındaki amaç, mahşer günü bütün ağızlar mühürlenince, ellerini yukarıya kaldıran mevta “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">işte ben buyum</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” demiş olacaktır. İnanca göre, ahret günü Kerbela toprağı kaybolmayıp zalimlerin zulmüne şahadet edecektir.<a name="_ftnref30"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn30"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[30]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Ilhıcı’da Ehl-i Hak inançlı Kara Koyunlu Müslüman Türkler Pir Abad Bağı ile Teke / tekke Bağından dervişler, periyodik merasimlerinde Hz.Ali için seçilmiş mersiyeler okurlar. Burada ve birçok Alevi inançlı ailelerin evinde özellikle türbelerde Hz.Ali’nin posterleri vardır. Ehl-i Hak inançlı Türkler, Hz.Ali’nin Hz.Peygambere meyyi guslu yaptırırken, Hz.Muhammedin göbeğinde birikmiş suyu içmek isteyince, bıyıkları bu suya değmiştir. Buradan hareketle, bu Türklerde bıyık kılları kutsal kabul edilmiştir. Ayrıca namaz kılmak ve oruç tutmak Ramazan’ın 19.ve 21. günlerinde olur. Hz.Ali camide şehit edildiği için, cami haram kabul edilmiştir. Hz.Ali’nin konuşmalarından oluşan, Nehçal Belage’nin bu toplum içerisinde kutsal bir mahiyeti vardır.<a name="_ftnref31"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn31"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[31]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Gülmüşk Hatun (imam zade) Hz.Ali’nin torunu olarak bilinen bir ziyarettir. Buraya da yağmur duasına gidilir. Burada Eli taş diye bilinen taşın Hz.Ali kılıcı tarafından kılıcı ile kesildiğine inanılır. Ayrıca Hz.Ali’nin parmağının ve atının nalının da burada iz bıraktığına inanılır. Buradaki diğer kutsal taşlardan birisi de Baba Pir Eli’dir. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Ilhıcı Sufi şehrinin Kuzey bölgesinde Şah Çırah vardır. Bu tepenin eteğinde ise Şah Çırah Türbesi bulunmaktadır. Güney tepesindeki Nişengâh’ın ismi ise, Nebi Musevi’dir. Buranın yakın çevresinde </span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Gülmişki Hatun (Miski Nene)</span><span style="font-size: 14pt; color: black"> ziyareti vardır. Halkın inancına göre bu nene, Hz.Ali’nin kızıdır. Buraya, kurak mevsimlerde yürünerek çıkılır. Burada Şebek / Benzer Meydanı’nda yağmur duası yapılır. Bu meydanda Hz.İmam Hüseyin’in olayı   Aşure Günü canlandırılır. Meydanın merkezinde, üç metre uzunluğundaki bayrak, İmam Hüseyin Elemi olarak bilinir. Elemin etrafında bir Ocak vardır.<a name="_ftnref32"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn32"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[32]</span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Koçkiri İsyanını tasvip etmeyip M. Kemal Atatürk’ün saflarında yer alan aşiret reislerine seslenirken Alişan Efendi; </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">        “</span><span style="font-size: 14pt; color: blue">Yemin edenler  Elmaya</span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: blue">Zülfikar -i Murtaza’ya</span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: blue">Geriden teller çektiler</span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: blue">Biz uymayız eşkıyaya</span><span style="font-size: 14pt; color: black">” demek suretiyle Alevi- Bektaşi Müslüman Türk halk inancında Hz.Ali’nin kılıcı Zülfikar ile Elma’nın eş tutulduğunu görüyoruz.<a name="_ftnref33"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftn33"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="text-decoration: none">[33]</span></span></a></span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"></span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">YAŞAR KALAFAT</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">  </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<h2 style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt; color: black">SONUÇ</span></h2>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black"> </span><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: Verdana"> </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: black">Bir kısmı hurafe de olsa, Ehli Beyt Sevgisi Türk Dünyasında halk inançlarında farklı inanç çevrelerinde bütün canlılığı ile yaşamakta ve oluşan bu kült, Türk –İslam  kesimler arasında inanç köprüsü rol oynamaktadır.  </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: black"></span></p>
<p align="center" style="text-align: center" class="MsoNormal"><span style="color: black"><br />
<hr SIZE="1" width="33%" align="center" /></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn1"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref1"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[1]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, Kuzey Azerbaycan  Doğu Anadolu ve Kuzey Irak’da Eski Türk Dini İzleri, Dini Folklorik Tabakalaşma , Ankara 1998 sh. 231</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn2"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref2"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[2]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat Doğu Anadolu’da Eski Türk İnançlarının İzleri, Ankara 1999  S. 102</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn3"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref3"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[3]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, Kuzey Azerbaycan – Doğu Anadolu ve Kuzey Irak’da Eski Türk Dini İzleri – Dini Folklorik Tabakalaşma, Ankara 1998 sh. 64-65</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn4"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref4"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[4]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, a.g.e. sh. 67</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn5"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref5"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[5]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, Balkanlardan Uluğ Türkistan’a Türk Halk inançları I.Ankara 2002, sh. 35</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn6"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref6"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[6]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat Doğu Anadolu’da Eski Türk İnançlarının İzleri, Ankara 1999, sh. 106</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn7"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref7"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[7]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, “Vatan İran Turan Hattı ve Caferi Türklerinde Halk İnançları” Türk Dünyası Araştırmaları, S. 108 Haziran 1997 sh. 1-68</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn8"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref8"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[8]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, Uluğ Türkistan’dan Balkanlara Türk Halk İnançları II&#8230;</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn9"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref9"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[9]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, Kuzey Azerbaycan (&#8230;)sh. 237</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn10"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref10"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[10]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, Güney Kafkasya, Ankara, 2000 sh. 20</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn11"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref11"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[11]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat Güney Azerbaycan sh. 36</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn12"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref12"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[12]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, Doğu Anadolu’da Eski Türk İnançlarının İzleri sh. 212</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn13"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref13"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[13]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, Balkanlar’dan Uluğ Türkistan’a Türk Halk İnançlar I (&#8230;) sh. 103</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn14"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref14"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[14]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> İ.Çetin “Nevruz ve Nevruz Kutlamasına Bir Örnek” Nevruz ve Renkler, Ankara 1996, S. 325 -330</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn15"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref15"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[15]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, Güney Azerbaycan, sh. 99</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn16"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref16"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[16]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Anadolu Folklorunda Fadime Ana “Türk Folklor Araştırmaları Yıllığı, Ankara, 1975 S. 147</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn17"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref17"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[17]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Fatma Anamız “Fadime Anamız” ve El ile ilgili İnançlar Üzerine Bir Araştırma II. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi (Bildiriler), Ankara 1976, C.IV, S. 479-497</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn18"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref18"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[18]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat Kuzey Azerbaycan(&#8230;) sh. 231</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn19"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref19"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[19]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, Balkanlar’dan Uluğ Türkistan’a Türk Halk inançları I(&#8230;) sh. 343</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn20"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref20"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[20]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat “Vatan- İran – Turan (&#8230;)</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn21"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref21"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[21]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat  - A. Doğan, Kuzey Irak’ta Karşılaştırmalı Türk Halk İnançları, Ankara 1995, sh. 29</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn22"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref22"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[22]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat “<strong>Vatan – İran – Turan</strong> (&#8230;)</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn23"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref23"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[23]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, <strong>Vatan –İran – Turan</strong> (&#8230;)</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn24"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref24"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[24]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> A.B. Alptekin, <strong>Fırat Havzası Efsaneleri,</strong> Elazığ, 1990 S. 49</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn25"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref25"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[25]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> K.Özen “Divriği Yöresinde Ziyaretler Yoluyla Çocuk Sahibi Olma İnancı ve Diğer Uygulamalar” <strong>Türk Folkloru</strong>, 1981 S. 18 sh. 22-27</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn26"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref26"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[26]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, “<strong>Vatan – İran – Turan</strong> (&#8230;)”</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn27"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref27"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[27]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, <strong>Balkanlardan Uluğ Türkistan’a Türk Halk İnançları I.</strong> (&#8230;) sh. 46</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn28"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref28"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[28]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, <strong>Vatan  - İran –Turan Hattı</strong>(&#8230;)</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn29"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref29"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[29]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Dr. Yaşar <strong>Kalafat, Vatan –İran –Turan Hattı</strong>(&#8230;) </span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn30"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref30"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[30]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat <strong>a.g.y</strong>.</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn31"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref31"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[31]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, <strong>Balkanlardan Ulug Türkistan’a Türk Halk İnançları II</strong>. (&#8230;)</span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn32"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref32"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[32]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> Y.Kalafat, <strong>Balkanlardan Uluğ Türkistan’a Türk Halk İnançları II.</strong> (&#8230;) Ankara 2003 Baskıda </span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoFootnoteText"><a name="_ftn33"></a><a href="http://www.yasarkalafat.info/#_ftnref33"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; text-decoration: none">[33]</span></span></a><span style="font-size: 10pt; color: black"> H.Çay – Y.Kalafat, <strong>Doğu ve Güneydoğu Anadolu Kuvvay-i Milliye Hareketleri</strong> , Ankara 1990, S. 38</span></p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenidenergenekon.com/219-turk-halk-inanclarinda-hz-ali-kultu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>218) TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE, VATAN VE BAYRAK ŞİİRLERİ</title>
		<link>http://www.yenidenergenekon.com/218-tarihi-surec-icerisinde-vatan-ve-bayrak-siirleri/</link>
		<comments>http://www.yenidenergenekon.com/218-tarihi-surec-icerisinde-vatan-ve-bayrak-siirleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 May 2008 01:37:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yılmaz Karahan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[TÜRK DÜNYASI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenidenergenekon.com/218-tarihi-surec-icerisinde-vatan-ve-bayrak-siirleri/</guid>
		<description><![CDATA[

TARİHÎ BİR PERSPEKTİF İÇİNDE MODERN TÜRK
EDEBİYATINDA VATAN VE BAYRAK SEVGİSİNE ÖRNEK
BİRKAÇ GÜZEL ŞİİR




YAŞASIN VATAN

Türk ruhunda ve Türk edebiyatında esâsen öteden beri mevcut olan vatan ve
bayrak sevgisi modern Türk edebiyatının en önemli temalarındandır.
Bu yazıda; tarihî bir perspektif içinde Türk şiirinin meşhur bazı şairlerinin
şiirlerinden hareketle vatan ve bayrak sevgisi, çok bilinen birkaç şiir vasıtasıyla,
dikkatlere sunulmaya çalışılacaktır.
Yirminci asrın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="Section1">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt"><a href="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image00132.jpg" title="image00132.jpg"></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Garamond,Bold">TARİHÎ BİR PERSPEKTİF İÇİNDE MODERN TÜRK</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Garamond,Bold">EDEBİYATINDA VATAN VE BAYRAK SEVGİSİNE ÖRNEK</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Garamond,Bold">BİRKAÇ GÜZEL ŞİİR</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Garamond,Bold"></span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Garamond,Bold"></span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Garamond,Bold"></span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Garamond,Bold"><a href="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image00132.jpg" title="image00132.jpg"><img src="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image00132.jpg" alt="image00132.jpg" /></a></span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Garamond,Bold">YAŞASIN VATAN</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond,Bold"></span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Türk ruhunda ve Türk edebiyatında esâsen öteden beri mevcut olan vatan ve</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">bayrak sevgisi modern Türk edebiyatının en önemli temalarındandır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Bu yazıda; tarihî bir perspektif içinde Türk şiirinin meşhur bazı şairlerinin</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">şiirlerinden hareketle vatan ve bayrak sevgisi, çok bilinen birkaç şiir vasıtasıyla,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">dikkatlere sunulmaya çalışılacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Yirminci asrın başlarında, 1910’da;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">“<strong><span style="color: navy">Vatan ne Türkiye’dir, Türklere, ne Türkistan,</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir, Tûran</span></strong><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">!”</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">diyen Ziya Gökalp, Çanakkale savaşları başladığı zaman ;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">“<strong><span style="color: navy">Türkiye büyüyüp Tûran olacak,</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Düşmanın ülkesi Viran olacak</span></strong><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">!” (Ortaç 1963:109)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">demişti.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Fakat, Ziya Gökalp’ın bu dileği gerçekleşmedi. Tam tersi oldu. Türk milleti</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">öz vatanını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond,Bold">ŞİİRLER</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">1919’da İstanbul, resmen olmasa bile fiilen işgal edilir. Cumhuriyet dönemi</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Türk edebiyatının en önemli hanım şâirlerinden biri olan Hâlide Nusret, bu</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">yılda yani 1919’da on sekiz yaşlarında iyi yetişmiş, zarif ve duygulu bir genç</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">kızdır. Anne tarafından, miralaylar, paşalar, müşirler yetiştirmiş bir âileye</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">mensuptur. Annesinin babası, Halide Nusret’in ifadesiyle; “<strong><span style="color: navy">gencecik bir yüzbaşı</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">iken 93’de bir Moskof kurşunu ile şehit</span></strong><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">” (Çınarlı 1979:151) düşer. Zavallı annesi</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">kundakta yetim kalır. O, bu sebeple, çocukluk yaşlarından itibaren şehit</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">dedesinin öcünü Moskof’tan alacak bir Türk subayıyla evlenmeyi düşlerken,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">şimdi vatanı işgal altındadır. İstanbul sokaklarında süslü ve mağrur, İngiliz,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Fransız, İtalyan subayları dolaşmaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">“<strong><span style="color: navy">1919 yılının baharı işte böyle bir İstanbul’a bütün güzelliği, bütün haşmeti</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">ve çılgın neşesiyle çıkıp</span></strong><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">” (Çınarlı1979:143) gelir. Hâlide Nusret, bu güzel</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">İstanbul baharına “<strong><span style="color: navy">safa geldin, safalar getirdin</span></strong>” (Çınarlı 1979:143) diyemez.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">“<strong><span style="color: navy">O hârikulâde güzel renkler, gölgeler, kokular, ışıklar, deli bir neşeyle</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">cıvıldaşan kuşlar</span></strong><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">”(Çınarlı 1979:143) bu genç kızı âdetâ boğar. O da elinde olsa</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">ya düşmanı ya da baharı boğacaktır. Her ikisine de gücünün yetmeyeceğini</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">anlayınca baharı kovmaya karar verir ve Git Bahar şiirini yazar. Git Bahar, çoğu</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">kimsenin sandığı gibi bir aşk küskünlüğünün değil, böyle bir derin vatan</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">sevgisinin ifâdesidir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Şöyle diyor Hâlide Nusret :</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Garamond">GİT BAHAR</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Çekil, bu gölgeli yolda gezinme…</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Bahar, bakışların gene pek sarhoş.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Yanılıp gönlüme misâfir inme:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Kapısı kilitli, mihrabı bomboş.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Mâbettir orası, meyhâne değil!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Altınlı başında papatya niçin?</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Sarı saçlarına pembe gül takın!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Git bahar, gönlümde ibâdet için</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Diz çöken kızları ürkütme sakın,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Kalbime girme, o kâşâne değil!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ziyalar, kokular, renkler, çiçekler…</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ömrünün her günü bir başka düğün.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Bülbüller koynunda aşkı çiçekler,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Güller dökülürler göğsüne bütün.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Gerçekten güzelsin, efsane değil!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Git bahar, git bahar, uzaklarda gül!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Denize renginden bırak hediye;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ufuklarda gezin, semaya süzül,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Sokulma kalbime peymâne diye.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Gördüklerin kandil… peymâne değil</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">(Çetin 2002:253-254)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Osmanlı İmparatorluğunun kurucuları Osman ve Orhan Gâziler ile</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">torunlarının bir kısmını koynunda uyutan, her bakımdan hâtırası pek aziz olan</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Bursa, 8 Temmuz 1920’de Yunanlıların eline geçer. Hâdise yurdun her</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">köşesinde ve Türkiye Büyük Millet Meclis’inde büyük bir üzüntüye sebep olur.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Ankara’ya işgâlcilerin kadınların nâmusuna tecâvüz, ve tarihî Türk büyüklerinin,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Osman ve Orhan Gâzilerin, türbelerine saygısızlık ettiklerine dâir çok acı</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">haberler gelir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Bu elim hâdise Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülürken bazı</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">milletvekilleri kendilerini tutamaz, ağlar. Mehmet Âkif de bu Meclis’tedir. O da</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">çok üzülür ve bunalır. Bütün dünyaya küser. Şehirden uzaklaşır. Kırlarda</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">vâdilerde dolaşır. Etraf müthiş sessizdir ama şairin içinde fırtınalar kopmaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Eski muhteşem günleri hatırlar. Daha da dertlenir. Ve derdine Bülbül’ü ortak</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">ederek şöyle sızlanır:</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Garamond">BÜLBÜL</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">-Eşin var, âşiyanın var, baharın var, ki beklerdin;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Kıyametler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin?</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">O zümrüd tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Gezersin, hanumânın şen, için şen, kainatın şen.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Hazansız bir zemîn isterse, şayet rûh-u ser-bâzın,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ufuklar, bu’d-u mutlaklar bütün mahkûm-u pervâzın.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Değil bir kayda, sığmazsın –kanadlandın mı- eb’âda;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Hayatın en muhayyel gayedir ahrara dünyada.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Neden öyleyse matemlerle eyyamın perişandır?</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Niçin bir damlacık göğsünde bir umman huruşandır?</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Hayır, matem senin hakkın değil… Matem benim hakkım;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfakım!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Teselliden nasibim yok, hazan ağlar baharımda;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Bugün bir hânumânsız serseriyim öz diyarımda!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ne hüsrandır ki: Şark’ın ben vefasız, kansız evlâdı,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Serâpâ Garb’a çiğnettim de çıktım hâk-ı ecdâdı!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Hayalimden geçerken şimdi, fikrim herc ü merc oldu,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Selâhaddin-i Eyyubîlerin Fâtihlerin yurdu.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ne zillettir ki: nâkus inlesin beyninde Osman’ın;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ’nın!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ne hicrandır ki; en şevketli bir mâzî serâb olsun;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">O kudretler, o satvetler harab olsun, türâb olsun!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Çökük bir kubbe kalsın mâbedinden Yıldırım Hân’ın,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Şenaatlerle çiğnensin muazzam kabri Orhan’ın!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ne haybettir ki: vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Sürünsün şimdi milyonlarca me’vasız kalan dindaş,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Yıkılmış hânumânlar yerde işkenceyle kıvransın;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Serilmiş gövdeler, binlerce, yüzbinlerce doğransın!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Dolaşsın, sonra, İslâm’ın harem-gâhında nâ-mahrem…</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Benim hakkım, sus ey bülbül senin hakkın değil mâtem.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">(Ersoy 1966:473-475)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Yunan ordusunun Sakarya’da durdurulduğu, vaktiyle 93 harbinin verdiği</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">üzüntü içinde ;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">“<strong><span style="color: navy">Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Yoğimiş kurtaracak bahtı kara mâderini…”</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">diyen Namık Kemâl’e, Mustafa Kemâl’in;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">“<strong><span style="color: navy">Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Bulunur kurtaracak bahtı kara mâderini</span></strong><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">”</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">mısralarıyla cevap verdiği günlerdeyiz.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Afyon’a kadar çekilmiş olan düşmanı, bulunduğu yerde imhâ etmenin</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">hazırlıkları yapılmaktadır. Kastamonulu sayacılara da ordunun ihtiyacı olan saya</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">işleri sipariş edilmek istenmektedir. Bu işi yönetecek nitelikte bir saya ustası</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">arayıp bulma görevi o sıralarda Kastamonu’da öğretmen olan Orhan Şâik</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Gökyay’a verilir. Orhan Şâik Bey, böyle bir saya ustası bulur, durumu anlatır. O</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">da Mustafa Kemâl Paşa ile görüşmek ister. Görüşme sırasında sayacı Mustafa</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Kemâl’e “<strong><span style="color: navy">Emriniz başım üstüne Paşam, ama ben savaş başlayınca sayacıların başında durmam cepheye kaçarım</span></strong>.” der. Mustafa Kemâl’in gözleri buğulanır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Saya ustasına “<strong><span style="color: navy">O gün geldiğinde gel, cepheye seninle birlikte kaçalım</span></strong>!” cevabını verir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Yıllar sonra “<strong><span style="color: navy">Bu Vatan Kimin</span></strong>” şiirini hangi duygu ve düşünceler içinde</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">yazdığını soran öğrencilere bu anekdotu anlatıp “ <strong><span style="color: navy">bu ve benzeri duygular içinde</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">yazdım</span></strong><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">” diyen Orhan Şâik Gökyay, söz konusu şiirin adı ile sorduğu soruya,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">cevabı yine kendisi veriyor ve bize bu vatanın kimin olduğunu söylüyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: AlbertusMedium"></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Garamond">BU VATAN KİMİN</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Bu vatan toprağın kara bağrında</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Sıradağlar gibi duranlarındır,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Bir tarih boyunca onun uğrunda</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Kendini tarihe verenlerindir.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Tutuşup kül olan ocaklarından,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Şahlanıp köpüren ırmaklarından,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Hudutlarda gaza bayraklarından,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Alnına ışıklar vuranlarındır.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ardına bakmadan yollara düşen,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Huduttan hududa yol bulup koşan,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Cepheden cepheyi soranlarındır.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">İleri atılıp sellercesine</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Göğsünden vurulup tam ercesine,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Bir gül bahçesine girercesine</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Şu kara toprağa girenlerindir.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Tarihin dilinden düşmez bu destan,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Nehirler gazidir, dağlar kahraman</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Her taşı bir yakut olan bu vatan,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Can verme sırrına erenlerindir.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Gökyay’ım ne yazsan ziyâde değil,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Bu sevgi bir kuru ifâde değil,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Sencileyin hasmı rüyada değil</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Topun namlusundan görenlerindir.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">(Çetin 2002:258)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Doğrusu saya ustasının cepheye kaçıp kaçmadığı bilinemiyor. Yalnız şunu</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">kesinlikle biliyoruz ki Mustafa Kemal, 26 Ağustos 1922 günü sabahının</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">alacakaranlığında kumanda heyetiyle birlikte Kocatepe’dedir. Mehmetçiğin</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Orhan Şâik’in de dediği gibi “<strong><span style="color: navy">Topun namlusundan hasmını görmeye</span></strong>” başladığı</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">saatlerde Anadolu’nun ve Türk ordusunun bir savaş taktiği olarak bütün dünya</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">ile bağlantısı kesilir. İstanbul’da yerli ecnebiler sevinç içindedir. Onlar bu</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">bağlantı kesikliğini, Türk ordusunun imha edilmekte olduğu şeklinde</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">yorumlarlar. Türkler ise acı içinde bütün dikkatlerini cepheden gelecek son</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">habere çevirmişlerdir. İşte böyle bir atmosfer içinde Yahya Kemal, 26 Ağustos</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">adlı şiirini yazar ve basılmak üzere gazetelere gönderir. Ancak şiir işgalcilerin</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">sansürü yüzünden 30 Ağustos günü yayımlanır. Bakınız bu şiirde Yahya Kemâl,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">büyük bir vatan sevgisiyle Allah’a Türk ordusunun galibiyeti için nasıl yalvarıyor:</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Garamond">26 AĞUSTOS</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Şu kopan fırtına Türk ordusudur Yâ Rabbi!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Senin uğrunda ölen ordu budur Yâ Rabbi!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Galip et çünkü son ordusudur İslâm’ın</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">(Beyatlı 1999:140)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Zaferin ve cumhuriyetin ilânını müteakip millî bayramlarda, mahallî kurtuluş</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">günlerinde vatan, bayrak ve benzeri kavramlar üzerine yazılan şiirler okunmaya</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">başlanır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">5 Ocak 1922 Adana’nın düşman işgalinden kurtulduğu gündür. Günün</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">yıldönümlerinden birinde Adana Lisesi edebiyat öğretmeni Ârif Nihat Asya,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">bağımsızlığın sembolü olduğu için olmalı, öğrencilerinden birine bir bayrak şiiri</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">okutmak ister. Fakat şâir hoca istediği güzellikte bir şiir bulamaz. 4 Ocak’ı 5</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Ocak’a bağlayan gece, bir petrol lâmbasının ışığı altında, sabaha kadar</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">kanaatimizce Türk edebiyatının hâlihazırdaki en güzel bayrak şiirini yazar. Ve</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">aynı gün bir öğrencisi tarafından büyük bir kalabalığa okunur. Ârif Nihat</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Asya’ya haklı olarak “<strong><span style="color: navy">bayrak şâiri</span></strong>” ünvanını verdirten şu mısralardaki bayrak</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">sevgisine bakınız.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Garamond">BAYRAK</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü…</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Kız kardeşimin gelinliği, şehîdimin son örtüsü,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Işık ışık, dalga dalga bayrağım!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Sana benim gözümle bakmayanın</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Mezarını kazacağım</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Seni selâmlamadan uçan kuşun</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Yuvasını bozacağım.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Dalgalandığın yerde ne korku ne keder…</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Gölgende bana da bana da yer ver!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Yurda ay yıldızının ışığı yeter.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Kızıllığında ısındık;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Dağlardan çöllere düşürdüğü gün</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Gölgene sığındık.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ey şimdi süzgün, rüzgârda dalgalı;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Barışın güvercini, savaşın kartalı…</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Yüksek yerlerde açan çiçeğim;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Senin altında doğdum</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Senin dibinde öleceğim.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Yeryüzünde yer beğen,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Söyle, seni oraya dikeyim.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">(Asya 1975:22-23)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Nurettin Özdemir ise Bayrak şiirindeki sevgiye benzer bir sevgiyle vatanın</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">ne ve neresi olduğunu nefis bir Türkçeyle şöyle ebedileştirmektedir:</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Garamond">VATAN</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Vatan Antalya’da bir mavi su</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Posof’ta bir çorak tarla</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Gümüşhâne’de bir yemyeşil bahçedir.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Vatan</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Sivas yaylasında</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Yıldız bakışlarıyla aydınlanan</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ipıssız bir gecedir.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Vatan</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Kelkit’te bir kardeş mezarı</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Zonguldak’ta bir maden işçisi</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Rize’de çay toplayan bir gelin</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ve seccâdesinde namaz kılınan bir ihtiyar annedir.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Vatan</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Aydın tebessümüyle Aslıhân</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ve duru bakışlarıyla Emine’dir.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Vatan</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Ceylanpınar’da bir ince ceylan</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Edirne’de bir ince minâredir.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Vatan</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Hudut boylarında dalgalanan</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Güzel bayrağımızda</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Hâre hâredir.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Vatan</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Küçük ellerin avuçladığı</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Sâde bir toprak parçası değil çocuğum</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Garamond">Toprakla büyüyen bir kutsal düşüncedir.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">(Özdemir 1981:77)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Türk edebiyatında, bilhassa modern Türk şiirinde, vatan ve bayrak sevgisi</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">üzerine yazılmış pek çok şiir vardır. Kanaatimizce bunların en güzelleri ve</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">dikkate değer olanları, yukarıdaki örneklerde olduğu gibi, tarihî hadiselere bağlı</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">olarak, tarihî hadiselerin oluşturduğu duygu ve düşünce atmosferi içinde</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">yazılanlardır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: AlbertusMedium">Halim SERARSLAN</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond"></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond,Bold">KAYNAKLAR</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Ortaç, Yusuf Ziya(1963), Portreler, 2. bsk, Akbaba Yayınevi, İstanbul.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Çınarlı, Mehmet(1979), Sanatçı Dostlarım, Ötüken Neşriyat, İstanbul.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Çetin, Mehmet(2002), Tanzimattan Günümüze Türk Şiiri Antolojisi, C.1, 3.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">bsk., Akçağ Yayınları, Ankara.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Ersoy, Mehmet Âkif (1966), Safahat (haz. Ömer Rıza Doğrul), 8. bsk.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">İnkılâp ve Aka Kitabevleri, İstanbul.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Beyatlı, Yahya Kemal(1999), Eski Şiirin Rüzgâriyle, 6. bsk. İstanbul Fetih</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Cemiyeti, İstanbul.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Asya, Ârif Nihat (1975), Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor , Ötüken Yayınevi</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">İstanbul.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Özdemir, Nurettin (1981), Vakit Geçti Yorgunum , Eroğlu Matbaası,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; font-family: Garamond">Ankara.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenidenergenekon.com/218-tarihi-surec-icerisinde-vatan-ve-bayrak-siirleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>228) FORMÜL AB&#8217;DEN, İCRAAT AKP&#8217;DEN</title>
		<link>http://www.yenidenergenekon.com/228-formul-abden-icraat-akpden/</link>
		<comments>http://www.yenidenergenekon.com/228-formul-abden-icraat-akpden/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 May 2008 23:39:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yılmaz Karahan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BASIN-YAYIN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenidenergenekon.com/228-formul-abden-icraat-akpden/</guid>
		<description><![CDATA[



Hükümetin de sıcak baktığı formüle göre okul, AB üyesi bir üniversitenin Türkiye şubesi olarak eğitim verecek

AKP kapatılmadan daha fazla taviz koparma telaşına kapılan AB, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması için formülü buldu. Buna göre, Ruhban Okulu AB üyesi bir ülkedeki üniversitenin Türkiye şubesi olarak eğitim vermeye başlayacak. CHP’li Öymen, “Bu formül Anayasa ve Lozan’ın delinmesi anlamına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="Section1">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt"></span></p>
<p style="background: white; line-height: 15pt" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt; color: #2e2e2e; font-family: Arial"><a href="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image00131.jpg" title="image00131.jpg"><img src="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image00131.jpg" alt="image00131.jpg" /></a></span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt"></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial">Hükümetin de sıcak baktığı formüle göre okul, AB üyesi bir üniversitenin Türkiye şubesi olarak eğitim verecek</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial"></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial">AKP kapatılmadan daha fazla taviz koparma telaşına kapılan AB, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması için formülü buldu. Buna göre, Ruhban Okulu AB üyesi bir ülkedeki üniversitenin Türkiye şubesi olarak eğitim vermeye başlayacak. CHP’li Öymen, “</span><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Arial">Bu formül Anayasa ve Lozan’ın delinmesi anlamına gelir</span><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial">” derken, Türk Ocakları Genel Sekreteri Kavuncu, “</span><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Arial">Misyonerler artık sahada yetişecek!”</span><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial"> diye konuştu.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial"></span></p>
<p><strong><u><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Arial">Fener Papazı Bartholomeos AB desteğiyle muradına eriyor</span></u></strong></p>
<p><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial"><br />
<strong><span style="font-family: Arial">AKP’nin yeni çıkardığı Vakıflar Yasası meyvelerini vermeye başladı</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial"></span></p>
<p><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Arial">Ruhban Okulu için AB formülü</span></strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Arial"><br />
</span><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial">AB ve AKP’nin yeni formülüne göre, Ruhban Okulu AB üyesi bir ülkedeki üniversitenin Türkiye şubesi olarak eğitim vermeye başlayacak</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial"></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial">Tartışılan Vakıflar Yasası nihayet papazların yararına meyvelerini vermeye başladı. AB, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması için bulduğu yeni formülü AKP Hükümeti’ne iletti. Buna göre, Ruhban Okulu, bir AB üniversitesinin Türkiye şubesi olarak Hıristiyan din adamı yetiştirmeye başlayacak.  Batı Trakya’da ve Yunanistan’da Türk müftülere görev verilmesini engelleyen hükümetler, bu ülkelerdeki müftüleri bile Hıristiyanlar arasından seçerken, AKP Hükümeti, Türk topraklarında Hıristiyan din adamı yetiştirilmesi için AB ile kafa kafaya verip formül arayışına girdi. </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial"><br />
</span><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Arial">Misyonerler “sahada” eğitilecek</span></strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Arial"><br />
</span><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial">Türk Ocakları Genel Sekreteri Prof. Dr. Orhan Kavuncu, AKP Hükümeti’nin Türk milletinin tüm endişe ve itirazlarına rağmen arka arkaya çıkardığı yasaların nihayet “uç vermeye” başladığını söyledi. Özellikle Vakıflar Yasası gibi hassas bir takım düzenlemelerin arkasında yatan kirli emellerin yavaş yavaş ortaya çıktığını belirten Kavuncu, “</span><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Arial">AB’nin ve işbirlikçilerin bu ısrarının arkasında ne olduğunu merak ediyorduk, gördük” yorumunu yaptı. Heybeliada Ruhban Okulu’nun Türkiye’de eğitim vermesinin mümkün olmadığını belirten Prof. Kavuncu, AB’nin ve AKP’nin bu girişimlerini, “Surda fare deliği açarak içinden fil geçirme politikası</span><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial">” olarak  nitelendirdi. Karanlık emellerin nihayet uç verdiğini ve arkadan daha büyük taleplerin geleceğini söyleyen Kavuncu, okulun açılması durumunda Türkiye’nin bir kez daha milli mücadele arifesindeki günlere döneceğini belirtti.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial"></span></p>
<p><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Arial">Keyifleri yerinde</span></strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Arial"><br />
</span><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial">Başpiskopos Hristodulos’un vefatından sonra Yunanistan Kilisesi Sen Sinod Meclisi’nce 7 Şubat 2008 tarihinde Atina Başpiskoposluğu’na seçilen ve ilk yurt dışı ziyaretini Fener Rum Patrikhanesi’ne yapmak üzere İstanbul’a gelen 2. İeronimos’un temasları sürüyor. 2. İeronimos ile Fener Rum Papazı Bartholomeos, ziyaret kapsamında Silivrikapı’daki Balıklı Meryem Ana Manastırı Kilisesi’nde birlikte pazar ayinini yönetti. Bu arada, Fener Papazı’nın Vakıflar Yasası’nın kendi lehlerinde gelişmesi nedeniyle keyfinin yerinde olduğu belirtiliyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial"></span></p>
<p><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Arial">Küstahın derdi Türk Askeri</span></strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Arial"><br />
</span><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial">Rum yandaşı Fransa’nın Başbakanı Fillon, ziyaret için gittiği Kıbrıs Rum tarafında ağzını bozdu. Fillon, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olmalarının, AB üyesi Kıbrıs’ta Türk askerlerinin bulunmasından kaynaklandığını söyledi. Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas ile görüşmelerde bulunmak için Ada’ya giden Fransa Başbakanı Francois Fillon, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine karşı olduklarını bir kez daha tekrar etti. Hristofyas da Başbakan Fillon ile görüşmesinden sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, “</span><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Arial">İlerleme kaydedilmeden görüşmelere başlanacağına dair bir taahhütte bulunmadığımızı belirtmek isterim</span><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial">” diyerek Paris’in, Türkiye’nin AB ile imtiyazlı ortaklık kurmasını tercih ettiğini bir kez daha dile getirdi.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial"></span></p>
<p><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Arial">Kapatılmadan önce AKP’den taviz koparma telaşı</span></strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: Arial"><br />
</span><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial">CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen de AB’nin AKP Hükümeti’ne açılan kapatma davası nedeniyle taleplerine hız verdiğini belirterek, “</span><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Arial">AKP’nin kapatılması ihtimalini göz önünde bulundurarak bu hükümetten alabilecekleri tüm tavizleri bir an önce koparma telaşındalar. Paniğe kapıldıkları ortada. Hükümet ise Ruhban Okulu’nu açmaya dünden hazır</span><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial">” yorumunu yaptı. Heybeliada Ruhban Okulu’nun, bir AB üniversitesine bağlı olarak Türkiye sınırları içinde eğitim vermesinin mümkün olmadığını ve bu formülün hem Anayasa’ya hem de Lozan’a aykırı olduğunu belirten Öymen, “</span><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: Arial">Bizim Anayasamıza göre, özel nitelikteki askeri ve dini okullar şahıslar tarafından kurulamaz. Ruhban Okulu’nun böyle bir formülle açılması durumunda, Türkiye’de merkezi dışarıda olan bir üniversiteye bağlı Özel İslami Yüksek Okullar da kurulabilecek demektir. El Ezher Üniversitesi’nin Türkiye’de bir şube kurmasına da AKP izin verecek mi acaba?</span><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial">” dedi.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt"></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><u><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial">Haber : Selda Öztürk KAY</span></u></strong><span style="font-size: 14pt; color: #666666; font-family: Arial"><br />
YENİÇAĞ</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenidenergenekon.com/228-formul-abden-icraat-akpden/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>41) MANKURT EFSANESİ</title>
		<link>http://www.yenidenergenekon.com/41-mankurt-efsanesi/</link>
		<comments>http://www.yenidenergenekon.com/41-mankurt-efsanesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 May 2008 22:42:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yılmaz Karahan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KÜLTÜREL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenidenergenekon.com/41-mankurt-efsanesi/</guid>
		<description><![CDATA[

MANKURT EFSANESİ







Ana-Beyit mezarlığının bir efsanesi, 
Juan-Juanlar&#8217;ın bozkırı işgal ettikleri çağlara dayanan bir hikayesi vardı: Sarı-Özek&#8217;i işgal eden Juan-Juanlar tutsaklara korkunç işkenceler yaparlarmış. Bazen de onları komşu ülkelere köle olarak satarlarmış. Satılanlar şanslı sayılırmış, çünkü bunlar bazen bir fırsatını bulup kaçar, ülkelerine dönerek Juan-Juanlar&#8217;ın yaptığı işkenceleri anlatırlarmış. Ama asıl işkenceyi, genç ve güçlü oldukları için satmadıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="Section1">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt"></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 20pt; color: red">MANKURT EFSANESİ</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #333331; font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p>
<p class="MsoNormal"><a href="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image00130.jpg" title="image00130.jpg"><img src="http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2008/05/image00130.jpg" alt="image00130.jpg" /></a></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #333331; font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #333331; font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #333331; font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #333331; font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: 'Trebuchet MS'">Ana-Beyit mezarlığının bir efsanesi</span><span style="font-size: 14pt; color: #333331; font-family: 'Trebuchet MS'">, </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #333331; font-family: 'Trebuchet MS'">Juan-Juanlar&#8217;ın bozkırı işgal ettikleri çağlara dayanan bir hikayesi vardı: Sarı-Özek&#8217;i işgal eden Juan-Juanlar tutsaklara korkunç işkenceler yaparlarmış. Bazen de onları komşu ülkelere köle olarak satarlarmış. Satılanlar şanslı sayılırmış, çünkü bunlar bazen bir fırsatını bulup kaçar, ülkelerine dönerek Juan-Juanlar&#8217;ın yaptığı işkenceleri anlatırlarmış. Ama asıl işkenceyi, genç ve güçlü oldukları için satmadıkları esire yaparlarmış. İnsanın hafızasını yitirmesine, deli olmasına yol açan bir işkence usulleri varmış. Önce esrin başını kazır, saçları tek tek kökünden çıkarırlarmış. Bunu yaparken usta bir kasap oracıkta bir deveyi yatırıp keser, derisini yüzermiş. Derinin en kalın yeri boyun kısmı imiş ve oradan başlarmış yüzmeye. Sonra bu deriyi parçalara ayırır, taze taze, esirin kan içinde olan kazınmış başına sımsıkı sararlarmış. Böylece sarılan deri, bugün yüzücülerin kullandığı kauçuk başlığa benzermiş. Buna &#8220;</span><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: 'Trebuchet MS'">Deri geçirme işkencesi</span><span style="font-size: 14pt; color: #333331; font-family: 'Trebuchet MS'">&#8221; derlermiş. Böyle bir işkenceye maruz kalan tutsak ya acılar içinde kıvranarak ölür, ya da hafızasını tamamen yitiren, ölünceye kadar geçmişini hatırlamayan bir MANKURT yani geçmişini bilmeyen bir köle olurmuş. Bir devenin boynundan beş-altı kişinin başını saracak deri çıkıyormuş. Bundan sonra, deri geçirilen tutsağın boynuna, başını yere sürtmesin diye, bir kütük ya da tahta kalıp bağlar, yürek parçalayan çığlıkları duyulmasın diye uzak, ıssız bir yere götürürler, elleri ayakları bağlı, aç, susuz, yakan güneşin altında öylece bir kaç gün bırakırlarmış. Bu tutsaklar birer mankurt olmadan yakınları bir baskın düzenleyip onları kurtarmasın diye, yanlarına gözcüler koyarlarmış. Açık bozkırda her taraf kolayca görüldüğü için gizlice gelip baskın yapmak kolay olmazmış.</p>
<p>Juan-Juanların bir tutsağı mankurt yaptıkları duyulur, öğrenilirse, artık onu en yakınları bile gerek zorla, gerek fidye vererek kurtarmak istemezlermiş. Çünkü bir mankurt, eski vücuduna saman doldurulmuş bir korkuluktan farksız olurmuş onlar için.</p>
<p>Bununla birlikte bir defasında, adı tarihe </span><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: 'Trebuchet MS'">Nayman Ana</span><span style="font-size: 14pt; color: #333331; font-family: 'Trebuchet MS'"> olarak geçen bir göçebe kadın, oğlunun başına gelenlere dayanamamış, onu kurtarmak istemiş. Efsane böyle anlatır. Ana-Beyit mezarlığının adı da buradan gelir. &#8220;Ana-Beyit&#8221; &#8216;ana barınağı, ana huzuru&#8217; demektir. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #333331; font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: 'Maiandra GD'">Bu Efsaneye göre; <a href="http://www.bilgicik.com/tag/Nayman-Ana/"><span style="color: navy; text-decoration: none">Nayman Ana</span></a>‘nın oğlu Juan-Juan’lar tarafından kaçırılmıştır. <a href="http://www.bilgicik.com/tag/Nayman-Ana/"><span style="color: navy; text-decoration: none">Nayman Ana</span></a>, yetişkin oğlunu <a href="http://www.bilgicik.com/tag/Mankurt/"><span style="color: navy; text-decoration: none">mankurt</span></a> olmaktan kurtarabilmek için -diğer birçok annenin aksine- çocuğunun peşine düşmüştür. Araya taraya oğlunu Juan-Juan’ların develerini gütmekle görevlendirdikleri bir yerde bulmuş ve gizlice oğlunun yanına kadar sokularak onun karşısına çıkmıştır. Fakat oğlunu bulduğunda, o çoktan “<strong><span style="font-family: 'Maiandra GD'"><a href="http://www.bilgicik.com/tag/Mankurt/"><span style="color: navy; text-decoration: none">mankurt</span></a></span></strong>” olmuştur. Annesi oğluna her ne kadar kendi adını, babasının adını falan söylemişse de, artık her şey için geçtir. Çünkü oğlu, artık eskiye dair her şeyi unutmuş bir <a href="http://www.bilgicik.com/tag/Mankurt/"><span style="color: navy; text-decoration: none">mankurt</span></a>tur. Annesi bunu bildiği hâlde bıkmadan, usanmadan oğluna her fırsatta “</span><em><strong><span style="font-size: 14pt; color: blue; font-family: 'Maiandra GD'">Senin atan (baban) <a href="http://www.bilgicik.com/tag/Donenbay/"><span style="text-decoration: none">Dönenbay</span></a>‘dır. Sen <a href="http://www.bilgicik.com/tag/Donenbay/"><span style="text-decoration: none">Dönenbay</span></a>‘ın oğlusun.</span></strong></em><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: 'Maiandra GD'">” demiştir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: 'Maiandra GD'">Bir gün oğlunun efendisi sayılan Juan-Juanlar, bu durumdan kuşkulanmış ve köleye karşısına çıkacak her kim olursa olsun, onu oklayıp öldürmesini emretmişlerdir. Annesi yine oğlunun yanına gelip “Senin atan <a href="http://www.bilgicik.com/tag/Donenbay/"><span style="color: navy; text-decoration: none">Dönenbay</span></a>…” demek isteyince, köle hiç duraksamadan okunu çekip annesinin göğsüne saplamıştır. Söylenenlere göre zavallı <a href="http://www.bilgicik.com/tag/Nayman-Ana/"><span style="color: navy; text-decoration: none">Nayman Ana</span></a>‘nın ruhu, bir kuş olup havalanmış ve oğlunun başının üstünde dönmeye başlamıştır. Havada dönerken bile oğluna “</span><em><strong><span style="font-size: 14pt; color: blue; font-family: 'Maiandra GD'">Senin atan <a href="http://www.bilgicik.com/tag/Donenbay/"><span style="text-decoration: none">Dönenbay</span></a>, senin atan <a href="http://www.bilgicik.com/tag/Donenbay/"><span style="text-decoration: none">Dönenbay</span></a>, senin atan…</span></strong></em><strong><span style="font-size: 14pt; color: blue; font-family: 'Maiandra GD'">”</span></strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: 'Maiandra GD'"> diye seslenip durmuştur. Hatta bu olaydan ötürü, o kuşun adına “<strong><span style="font-family: 'Maiandra GD'"><a href="http://www.bilgicik.com/tag/Donenbay/"><span style="color: navy; text-decoration: none">D</span><span style="color: navy; text-decoration: none">önenbay</span></a> kuşu</span></strong>“ demişlerdir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: #333331; font-family: 'Trebuchet MS'"><br />
Sarı-Özek&#8217;in kızgın güneşine &#8216;mankurt&#8217; olmaları için bırakılan tutsakların çoğu ölür, beş-altı kişiden ancak bir ya da ikisi sağ kalırmış. Onları öldüren açlık ya da susuzluk değil, başlarına geçirilen soğumamış deve derisinin güneşte kuruyup büzülmesi, başlarını mengene gibi sıkıp dayanılmaz acılar vermesiymiş. Bir yandan deve derisi büzülüyor, bir yandan da kazınan saçlar büyüyüp başına batıyormuş. Asyalılar&#8217;ın saçları fırça gibi sert olur zaten. Kıllar üste doğru çıkamayınca içeri doğru uzar ve diken gibi batarmış. Bu dayanılmaz acılar sonunda tutsak ya ölür ya da aklını, hafızasını yitirirmiş. Juan-Juanlar&#8217;ın işkencenin beşinci günü &#8217;sağ kalan var mı?&#8217; diye gelip bakarlarmış. Bir teki bile sağ kalmışsa, amaçlarına ulaşmış sayarlarmış kendilerini. Hafızasını yitirmiş tutsağı alır, boynundaki kalıbı çıkarır, ona yiyecek verirlermiş. Köle zamanla kendine gelir, yeyip içerek gücünü toplarmış. Ama o bir mankurt imiş artık ve böyle bir köle, pazarlarda , güçlü-kuvvetli on tutsak değerinde sayılırmış. Hatta Juan-Juanlar&#8217;ın arasında bir gelenek varmış ki buna göre , aralarında çıkan bir kavgada bir mankurt öldürülürse, bunun için ödenecek bedel, hür bir insanın ölümü için ödenecek bedelden üç kat fazla olurmuş.</p>
<p>Bir mankurt kim olduğunun, hangi soydan, hangi kabileden geldiğini, anasını, babasını, çocukluğunu bilmezmiş. İnsan olduğunun bile farkında değilmiş. Bilinci, benliği olmadığı için efendisine büyük avantaj sağlarmış. Ağzı var, dili yok, itaatli bir hayvandan farksız, kaçmayı düşünmeyen, bu yüzden de hiç tehlike arz etmeyen bir köle imiş. Köle sahibi için en büyük tehlike, kölenin başkaldırması, kaçmasıdır. Ama mankurt isyanı, itaatsizliği düşünemeyen tek varlıkmış.Efendisine köpek gibi sadık, onun sözünden asla çıkmayan, başkalarını dinlemeyen, karnını doyurmaktan başka bir şey düşünemeyen bir yaratık.. En pis, en güç işleri, büyük sabır isteyen çekilmez işleri gık demeden yaparlarmış. Sarı-Özek&#8217;in ıssız, engin, kavurucu çöllerine ancak bir mankurt dayanabileceği için, buralarda deve sürülerini gütme işi onlara verilirmiş. Böyle yitik yerlerde, bir mankurt bir kaç kişiye bedelmiş. yanına yiyeceğini, içeceğini verince, kış demeden, yaz demeden, o ilkel hayata dönüşt