80) KÜRTLERİN LORD CURZON’A TEPKİSİ

Yayin Tarihi 3 Şubat, 2008 
Kategori BASIN-YAYIN

Kürtlerin Lord Curzon’a tepkisi:

Biz öz be öz Türküz

Lozan Konferansı heyetine bir mektup yazan Kürt temsilciler, İngilizlerin, ‘Kürtlere bağımsızlık verilmesi’ talebine, ‘Biz öz be öz Türküz. Manda planlarınızı anladık’ diye cevap vermiş.

03 Şubat 2008 / 08:37

Radikal yazarı ve tecrübeli siyasetçilerden Hasan Celal Güzel, Osmanlı Arşivi’nde yer alan önemli bir belgeyi okurlarıyla paylaşıyor. Tarihi belge, Lozan Konferansı esnasında ‘Kürtlere bağımsızlık’ tezini ortaya atan İngiliz delege Lord Curzon‘a cevaben yazılmış.



İşte o mektupta yer alan ve yakın tarihe ışık tutacak önemli tezler.

Kürtlerin Lozan Konferansı’na gönderdiği mesaj
Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR. İM, 60/3 (Sadeleştirilmiş metin)
Bugünlerde (Lozan Konferansı görüşmelerinde) İngiltere Delegasyonu Reisi Lord Curzon’un Kürtlere bağımsızlık verilmesi fikrini ortaya atarak, Kürtler’in hamisi tavrını takınmasını hayret ve şaşkınlıkla karşıladık.

Kürtlerin tarihi geçmişi


Biz Kürtler, Turan neslinden bir kavimiz. Millî an’anelerimiz ve özelliklerimizden (yiğitlik, kahramanlık vb.) dolayı Türkler bize ‘yiğit ve cesur’ manasına gelen Kürt ismini vermişlerdir.
Kürt adıyla anılan ve büyük hizmetleri geçen kahramanların isimlerinin yaşaması amacıyla Deminan, Haydaran, Kureyşan ve Lolan gibi isimler kabile ve aşiretlere verilmiştir. Bu aşiretler, bugün anavatanın Doğu Türkleri’ni oluşturmaktadırlar.

KÜRTLERİN ÖZ LİSANI KÜRTÇEDİR


Kürtlerin 1876 tarihinden önceki ve sonraki durumları araştırılacak olursa, İranlı misyonerlerin aşiretler üzerinde yaptıkları çalışmaların sonucunda Kürtler kendi öz lisanları olan Türkçe lehçesini ve öz kültürlerini yavaş yavaş kaybettiler. Bundan dolayı Erzurum, Van, Bitlis ve Musul taraflarındaki aşiretler Farsçadan başka bir şey olmayan Kırmanç adı verilen Farisi lehçeyi konuşmaya başladılar.
Bu misyoner faaliyetlerinden az etkilenen Harput ve Diyarbakır taraflarındaki aşiretler ise ana dilleri olan Türk lehçesi ile karışık Zaza lehçesini konuşmaya başladılar.
Bu öz Türk oğlu Türkleri Yavuz Sultan Selim Han Kürtlerin Hanı Şeyh İdris-i Bitlisi’ye gönderdiği fermanla kendi ülkesine dahil etti. O günden bu güne kadar Türk akrabalarının şefkat ve himayelerinde huzurlu ve rahat yaşamakta ve Türk lehçesi ile de konuşmaktadırlar.

Genel değerlendirme


Yukarıda yapılan değerlendirmelerden sonra, İngiltere Delegasyonu Reisi Lord Curzon’a sorarız ki; İranlıların dilini konuşmakla, o millete mensup olunduğu kabul edilirse İngilizler de dahil her milletin durumu tartışılır.
Doğu ülkelerini istila eden ve genellikle dünyanın kendi toprakları içerisinde olmasını hayal eden İngilizlerin, diğer milletlerin kabullenemediği ‘müstemleke’ kelimesinin yerine kulağa hoş gelmeyen ve aynı manayı taşıyan ‘manda’ kelimesinin de aslında aynı şey olduğunu Kürtler anlamıştır.
Dünyadaki zenginlik kaynaklarına sahip olmak isteyen İngilizlerin onikide onu Türk olan Musul’u ve petrol kaynaklarını biz Türklere çok görmesini hayretle karşılıyoruz.


İNGİLİZLERİN NİYETİNİ BİZ ANLADIK


Lozan Konferansı’nda İngiltere Delegasyonu Reisi Lord Curzon’un Dersim ve Bitlis olaylarından bahsederek tek millet olan Türk ve Kürt arasına ayrılık fikirleri sokma gayretini biz Kürtler anladık.
Biz Kürtler, Avrupa ve İngiliz diplomatlarının parlak vaatlerinin altında kendi menfaatlerinin olduğunu biliyoruz. Ve bundan dolayı kendi direniş kuvvetlerimizi oluşturduk. 1917 yılında İngiltere Delegasyonu Reisi Lord Curzon gibi bağımsızlık vaatlerinde bulunan Ruslara biz Kürtler: ‘Biz Türküz, bizi anavatandan hiçbir kuvvet ayıramaz. Bizim rahata kavuşmamız sizin hemen bu topraklardan çekilmenizle olacaktır’ dediler.

SEVGİLİ HEMŞERİMİZ İSMET PAŞA’YA BAŞARILAR


İşte bugün bütün Kürtler Lozan’daki Avrupa ve bilhassa İngiliz diplomatlarına aynı cevabı veriyoruz.
Kürtler bağımsızlıklarını kendilerini yok edecek yabancılara değil kendi ailelerinden olan Türklere ve onları temsil eden Büyük Millet Meclisi Hükûmeti’ne emanet etmişlerdir.
Sonuç olarak biz Kürtler, İngiltere Delegasyonu Reisi Lord Curzon’un bizler için fikirler üretmemesini rica eder ve Lozan’daki Temsil Heyeti’ne ve Reisi sevgili hemşehrimiz İsmet Paşa Hazretlerine başarılar dileriz.
24 Kânûn-ı Sânî (1) 339 (24 Ocak 1923)
Umûm Kürt Amele ve Esnâf Cem’iyyeti Re’isi Salih Kahyâ nâmına Erzurumlu İsa-zâde Ahmet
İstanbul’da Umûm Kürtler nâmına Lolan Aşîreti Re’isi ve sâbık Kürt Gençler Cem’iyeti Re’isi (Düzer)-zâde Dersimli Mehmet Sabri

 

ENSON HABER

Yorumlar

“80) KÜRTLERİN LORD CURZON’A TEPKİSİ” yazisina 2 Yorum yapilmis

  1. turhan akgün yorum tarihi 3 Şubat, 2008 18:14

    Yukarıdaki yazıyı sayın medyamızın tüm sayfa halinde bütün gazetelerin yayınlamalarını istiyorum . Haydi vatansever medyamız göreyim sizi

  2. Silvan GÜNEŞ yorum tarihi 21 Şubat, 2008 23:14

    Turhan bey ne güzel bir temennide bulunmuş. Kendine yabancılaşmış bir medyadan memeleketi için bir şey yapmasını istemiş. Buyurun hepbirlikte izleyelim. Biri de vatandaş demeden yapsın bunu değil mi? yOksa bizim düşündüğümüzü gazeteciler düşünemiyorlar mı?

Yorum yap




+ 5 = 8