37 ) TÜRKÇE’NİN DÖNEMLERİ
Yayin Tarihi 30 Kasım, 2007
Kategori TÜRK DÜNYASI
|
TÜRKÇENİN DÖNEMLERİ |
|
Her dil gibi Türkçe’mizin sözcükleri de zaman içinde anlam değişikliğine uğramışlardır. Ancak tarih öncelerine kadar uzanan bu dili incelemek tüm diğer dillere göre hem daha kolay hem de daha heyecan vericidir. Zira sözcüklerin eski anlamları ile yeni anlamları arasında bağ kurabilmek için o dönemin kültürünü kavramak ve bilmece çözer gibi çözmek gerekir. Türkçe’mizin dönemlerini şu şekilde sıralayabiliriz: 1.Ön-Türkçe (Günümüzden 25 - 15 bin yıl önce) Bu dönemler kesin olarak dilciler tarafından saptanmış tarihler değildir. Zaten dilciler Ön-Türkçe diye bir dilin varlığını bile kabul etmekte zorluk çekerler. Bu dönemler Türk topluluklarının bulundukları bölgeyi ve yazı tarzını terk edip yeni bölgelere göç etmelerine denk düşen tarihlerdir. Her yeni dönem yeni bir yazı tarzının ve yeni bir konuşma ağzının benimsenmiş olduğu dönem olarak anlaşılmalıdır.
İŞKÜÇ : bugün bile kullandığımız /iş güç/ deyimini çalışmak + gayret göstermek anlamında tek bir sözcükle ifade ederek derin bir kavram üretmişlerdir. ATKÜ : AT-KÜ kök sözcüklerinden AT = AD isim ,unvan olup KÜ = Şeref ün olduğundan birlikte ZAFER, Şerefle kazanılmış ün, başarıda ve isim sahibi olmada gayretin rolü gibi derin kavramlar aktarılmaktadır. KUTULUĞ : Bugün bile kullandığımız KUTLU sözünde KUT-ULUĞ bulunur. ULUĞ hem yüksek, yüce demektir hem de talihin iyisi demektir. Birlikte ZENGİNLİK anlamını aktarırlar. YAŞ-SİYİT : Gözyaşı dökmek, ağlamak anlamları bulunur. Bu ikili kavramda acının, matemin ifadesi bulunmaktadır. İLTÖRE : İL yaşanan bölge, coğrafi ülke demektir. Töre ise örf adet olduğundan birlikte Politik ve İdari Yönetim yani DEVLET kavramı bulunmaktadır. ARKIŞ TİRKİŞ : Arkış = AKIŞ yani hareket ifade eder. Tirkiş ise bir TEKRAR SİMETRİSİ içerir (Bkz. 40 sayılı yazım). Aynı zamanda Tirkiş sözü /hayvanlar/ demek olup birlikte hareket halinde KERVAN veya genel olarak hareket halindeki SÜRÜ kast edilmektedir. BAZYAYISIZ : BAZ kök sözcüğü günümüzde BARIŞ olmuştur. Aslı BAZIS olup R Türkçesinden dilimize geçmiştir. YAYI ise düşman demektir. YAYISIZ /Düşmansız/ olduğundan birlikte /Barış içinde düşman olmadan yaşamak/ kavramları tek sözcükle aktarılmıştır. YABIZ YABLAK : Burada tam bir Tekrar simetrisi bulunmaktadır. YABIZ /Kötü, zararlı/ demektir. Yaplak veya Yablak hem seste bir tekrar hem estetik vardır. Yani, kötü ve zararlı olanı siirsel bir kafiyeli tekrarla adeta yumuşatmış, etkisini azaltmışlardır. Bugün bu deyimleri unuttuk. Dolayısıyla kendi kök kültürümüzden uzaklaştık. Ne Orhon abecesini ne de Arap abecesini okuyabiliyoruz. Ne Eski Türkçe’yi ne de Osmanlıca’yı anlıyoruz. Bu bakımdan öz değerlerimizi bilmediğimiz ve kendi kültürümüzü tanımadığımız için özenti ve kulaktan dolma bilgilere, batı değerlerine, batılı dilcilerin ve tarihçilerin bizlere aktarmak istedikleri dar bakışlara inanıyoruz. Değişime karşı değilim. Ama kendini unutacak kadar değişmeye gaflet denir. |
Doç. Dr. Haluk BERKMEN
Yorumlar
“37 ) TÜRKÇE’NİN DÖNEMLERİ” yazisina 2 Yorum yapilmis
Yorum yap

ya bunlar olucak osmanlı turkcesi,eski anadolu turkcesi,turkıye turkcesi,uygur turkcesi,cagatay turkcesi bunlar olması lazım bunlar ne bole
biz yeni nesiller olarak günümüzde kendi dilimize sahip çıkamamaktayız.dilimiz yabancılaşıyor . bu durm demek oluyorki biz türk milleti olarak dilimizi,kültürümüzü ve kendi benliğimizi kaybediyoruz.size sesleniyorum yeni nesiller siz dilinizi koruyunki asmile bir ülke olmayın…