35) SAYOKAN (TÜRK SAVAŞ SANATI)

Yayin Tarihi 6 Nisan, 2008 
Kategori KÜLTÜREL

 

SAYOKAN 

Türk Savaş Sanatı

image00113.jpg

 

Türk savaş sanatı, Sayokan Türk Milletinindir, bu ülkede yaşayan herkesindir.

Her millete vatan, bayrak, millet sevgisini veren kahramanları, önderleri gibi, Sayokan’da

Mustafa Kemal Atatürk’ün öngörüleri, öğütleri, binlerce yıllık tarihi kültürü, geleneği, destanları, kahramanları ile yaşayacaktır.

 Bu çatı altında herkes Sayokan’ın içinde kendine yer bulacaktır.

Yaşam üç evreden oluşur, mazi dönemi, hal (bugün) dönemi ve istikbal dönemidir.

Mazi dönemimiz ile bu günümüzü, bu günümüzle de istikbal dönemimizi hazırlarız.

Önderlerimizle, tarihimizle, gelenek ve göreneklerimizle bu günümüze ışık tutar, yarınlarımıza da temeller atarız.


Türk savaş sanatı,

Sayokan’a yalnızca bir savaş sanatı,  uzakdoğu savaş sanatları gibi,

ya da uzakdoğu savaş sanatlarına bir alternatif olarak bakmayınız.

Bir Türk kültürleştirme hareketi olarak bakmak yerinde olacaktır.


Yabgu Nihat YİĞİT
www.nihatyigit.com

image0021.jpg

 

TÜRK KÜLTÜREL MOTİFLERİ :


Türk savaş sanatı tanımlamasından anlaşılacağı gibi, Türk kültür, geleneklerine göre kurgulanmış destanlarından etkilenmiş, yeni Türk neslinin de tarihimizde ki kahramanlıkları, yiğitlikleri hatırlamaları, ruhsal boyutunu yaşamaları, akıl ve beden gücünün ortak kullanımının kazandırdığı zevki tatmaları Sayokan’da ilke edinilmiştir. Sayokan, kültürümüzdeki değerlerin tekrar yaşatılması, bu değerlerle  Alplerin yetiştirildiği bir kültürleştirme   hareketidir. Prof.Dr. Özbay Güven hocamız “Türklerde spor kültürü” adlı kitabının bir bölümünde şöyle diyor. Sporun tarihi, insanın doğa koşulları ile tanışarak, ona uyması doğada egemen olmaya başlaması ve kendisini korumak için tek araç olan vücudunu ve adalelerini geliştirmesi ile başlar. Başlangıçta sporun insanların fazla enerjilerini boşaltmak, sağlıklarını ve güzelliklerini geliştirip korumak, boş zamanlarını değerlendirmek, barışa katkıda bulunmak ve ticari yararlar sağlamak gibi amaçlar için yapılmadığı kesindir. İnsanlık tarihi ile insanın korunma ve güvenliğini sağlama mücadelesi de birlikte başlamıştır. İlk çağlardan kalma bazı resimler, spor dallarının da belirmeye başladığını gösterir. Ancak, spor tarihinin başlangıcı diye adlandırdığımız resimlerin çoğu savaş ile yakından ilgilidir. Savaşların beden gücüne dayandığı çağlarda spor, savaşa hazırlık dönemi oluşturmakta idi. Türkler de bu dönemlerde savaşa yönelik işlevleri olan sporları yapmışlar ve desteklemişlerdir.   Günümüz yüzyılına bu anlayışı taşıyan ve başarılı olanlar Karate, Aikido, Judo ve Sumo ile Japonya, Tae kwon do, Hapki do, Tang soo do ile Kore, Kung-fu ve versiyonları ile Çin olmuştur. Teknolojik alanda gelişmiş sanayi toplumları veya günümüz insanları, korumak, korunmak, güvenlik kavramlarını oluşturan duygularından hiçbir şey kaybetmemiştir, sadece tarz, yöntem, öğretiler değişmiştir. Ne kadar savaşa hazırlık olmaktan çıkmış gibi görünse de güçlü, akıllı bireylerin yetişmesi için spor adı altında eğitimlere gereksinme yarınlarda da devam edecektir. Çünki milli kültür ve mirasların devamiyetinde, sağlıklı nesillerin oluşmasında, vatan ve bayrak gibi milli değerlerin korunmasında akli olduğu kadar bedensel gücüde gereksinme vardır. Ayrıca barışın koruyucuları savaşçılardır.

Türk savaş sanatı Sayokan, akıllı, çalışkan, erdemli, barış yanlısı, güçlü, kuvvetli, kahraman ve yiğitlerle dolu tarihimizi görselleştirmek, yaşatmak, uluslar arası alanda ise bu kültürümüzü tanıtmak için oluşturulmuştur. Savaşçı ruha ve bedene sahip yeni nesillerin oluşmasını sağlamak amacı ile vardır. Her zaman şunu savunurum Barışın muhafızları ancak savaşçılar olabilir. Çünkü, savaşçılar, savaşın yıkıcı etkilerini en iyi bilenlerdir. Ve bu yıkıcı etkilerin tekrar edilmemesi konusunda samimi ve gayretlidirler.Savaşı ve savaşmayı bilen, barışın gerekliliğini ve korunması gerektiğini gayet iyi bilir. Savaşçının savaşı anlamlı ve erdemli, barışı ise adaletli ve kalıcıdır. Savaşçı ruhunu terbiye etmiş, bedenini kuvvetlendirmiş bu disiplini ilke edinmiş kişidir.”  Bu tezime en iyi örnek yine biz Türk milletiyiz. Savaş sözcüğünden bahsederken salt kan dökmekten bahsetmiyorum. Ülkemizde uzakdoğu sporlarının dünyadaki gerçek karşılığı savaş sanatlarıdır. İngilizce martial arts, japonca bushido’ dur. Uzakdoğu sporları tanımlaması dünya literatüründe yoktur, bize aittir. Ayrıca savaş sözcüğünün bir karşılığı ise mücadele etmek demektir. Bu anlamda da ele alırsak, yaşamımızın hiçbir alanı yok ki savaşmamış olalım. 

SAYOKAN ;SAvaşçının YOlu ve KAN’ı” cümlesindeki kelimelerin baş hecelerinin birleştirilmesi ile meydana getirilmiştir.

Türk savaş sanatı,

Savaşçı sözcüğü ile nasıl savaşçı olunacağının yolunu, yani akıl ve beden gücünü kullanabilme yeteneğini ve disiplinini,

Yolu sözcüğü ile öğreti olarak erdemliliği, barışı, çalışkanlığı, sevgiyi, saygıyı tarihteki büyüklerinin, gelenek, örf ve ananeleri ile,

Kanı sözcüğü ile de tarihteki kahramanların birliğini, devamiyetini amaçlamaktadır.

 

GENİŞ BİLGİ VE MÜRACAAT İÇİN :

http://www.sayokan.gen.tr

http://www.sayokan.net

http://www.sayokan.org

http://www.turkiyesayokanfederasyonu.com

http://www.wsgf.net

http://www.sayokanforum.com

http://www.sayokanakademi.com

http://www.sayokanalplik.com

http://www.sayokan.de

http://www.sayokanistanbul.com

http://www.marmarasayokan.com

http://www.sayokanege.com

http://www.sayokanicanadolu.com

http://www.sayokantunisia.4t.com

http://www.sayokan.co.uk

ziyaretcidefteri21111126.gif

 

Yorumlar

“35) SAYOKAN (TÜRK SAVAŞ SANATI)” yazisina 2 Yorum yapilmis

  1. Yılmaz Karahan yorum tarihi 7 Nisan, 2008 16:08

    Sayın Nihat YİĞİT,

    Sayın Yılmaz KARAHAN,

    BAYO

    BARIŞ YOLU

    TÜRK SAVUNMA SPORU

    Saygıdeğer Hocam Yabgu Nihat YİĞİT’ e çalışmalarından dolayı Türk Milleti adına teşekkür eder ve gelecekte büyük başarılar dilerim.

    Türk ismi, ürün, hizmet ve sanatları geçmişte, bugün ve yarın bir dünya markasıdır. Bu avantajı iyi kullanarak Türk insan ilişkilerinin felsefesi anlamına gelen bu Türk Sporunu dünyada yaygınlaştırmak ve böylece insanlara hizmet ederek Türk’ ün saygınlığını artırmak hepimizin amacı olmalıdır. Bunun için dünya’ daki gelişmeleri doğru algılamak ve Türk aklını kullanarak dünya’ da bu sporun hızlı bir kabul görmeyi sağlamalıyız. Bunun için Sayokan ismi acil olarak değiştirilmeli ve BAYO veya BAYOSA olarak değiştirilmelidir. Çünkü Türk Milleti Barış seven ve gittiği her ülkede barışı tesis eden bir millettir. Atatürk “Yurtta barış, Cihanda barış” demiştir. Nihat Hoca’ nın kurduğu bu spor ile Türklerin barışı tesis etmek için kullandığı el, ayak ve beyin gücünü gösterme sanatıdır. Diğer bütün kural ve kavramlar Hoca’ nın öngördüğü şekilde olmalı sadece savaş ismi yerine barış adı kullanılmalıdır. Böylece dünya Türk barış sanatını merak edecek, görecek, kullanacak bizim düzenleyeceğimiz yarışlara bizim koyduğumuz kurallar çerçevesinde katılacaktır. Bugün Judo, Taekwondo ve KungFu’ nun kabul görmesinin temelinde bu yatmaktadır. Bunu bir an önce yapmalı hatta AB projeleri hazırlayarak gelişim ve tanıtım için faydalanmalıyız. Aksi takdirde bu spor sanatımızı kısır bir şekilde, bodrumlarda havasız salonlarda yapmaya devam eder ve ne Türklüğe ne de insanlığa böyle bir eseri kalıcı olarak sunamayız. Olaylara bilimsel yaklaşmalıyız. Türklerin Barış Yolu’ nun bu spor sanatı ile gösterildiğini, bu sanatı ve sporu uygulayanların kalıcı barışı sağladığını bilimsel olarak kanıtlamalıyız.

    Hoca’ nın BAYO’ su Dünya Türkleri’ nin barış sanatıdır. Ayça (hilal) stratejisi, kurt kapanı oyunları ile,
    Türkçe kavramlar bütünü ile, sıradüzen ünvanları ile, kahramanlık oyunları ile, Atatürk’ün Sadece Türklere değil tüm mazlum milletlere sunduğu ilke ve hedefleri ile,
    BAYO’ nun en üst ünvanından en alt ünvanına kadar BAYO içinde yaşatılan töresiyle, faaliyetlerindeki evrensel Türk kültürünün
    yaşatılma gayretleriyle, kültürel davranış disiplinleri ile Türk Barış sanatıdır.

    Dünya savunma sanatları arenasında Türkü, Türk
    milletinin seciyesini, kabiliyetlerini ortaya başka dövüş sanatları ile değil Türk barış sanatı ile layıki ile kanıtlama kararlılığı noktasında bir barış sanatıdır. Savunma spor sanatları alanında dışarı bağımlılıktan kurtulma noktasında gücünü, farklılığını ortaya koyan bir spor dalıdır.
    BAYO “Yabgu” Nihat Yiğit tarafından bulunmuş ve kurulmuş olan Sayokan’ ın bugünke en son geliştirilmiş halidir. BAYO bu günkü geldiği noktaya
    onun çalışmaları ve çabaları ile gelmiştir. Bundan sonra artık Barış Yolunda yürümek isteyen Türk Milletinin katkı ve destekleri ile gelişecek ve büyüyecektir. Nihat Hoca’ nın aşağıdaki düşünceleri BAYO Barış Yolu savunma sanatının oluşumu ve geleceği hakkında bize ışık vermektedir.

    *Her alanda ve branşta yurt dışına kendi öz değerlerimizle açılmalı, dünya arenasında kendimize ait, övünç kaynağımız olacak çalışmalar üretmeliyiz. Kendimizi tanıtmanın ve tanınmanın yolu, dışarıdan getirdiğimiz unsurların üzerine kimliğimizi yazarak değil, tarihimizle, kültürümüzle, dilimizle anılacak çalışmalarımızla, dünya arenasında rekabet etmekle mümkündür. Dış dünyanın çalışmaları, ürettikleri ilham kaynağımız olabilir. Taktir ve taltiflerimizle teveccüh gösterebiliriz. Ama bağımlı olmak 16 bin yıllık tarihe sahip, medeniyet ruhu ve şuuru taşıyan bir milleti ancak tembelleştirir. Gelişmek başkalaşmak veya başkalarından medet beklemek değildir. Başkaları ile rekabet edebilmek, rekabet edebilme gayreti ile üretmektir.
    *BAYO, dünya savunma sporu ve sanatları alanında bizi anlatmaya ve tanıtmaya gayret eden; bu alanda bizde varız diyebilmenin onurunu yaşatmak amacı ile Millet merkezli bir kültürleştirme hareketidir. Yabancı alanlarda, yabancıların kuralları içinde varlık mücadelesi vermek yerine; bizim alanlarımızda yabancılara adalet, hakkaniyet ve misafirperverliğimizle, şanlı geçmişimizle varlığımıza taktir ve teveccüh göstermelerini sağlamak daha anlamlı ve onurlu olacaktır. Bu bir ırkçılık değildir. Irkçılık başka milletlere yaşama hakkı vermemek demektir. Biz herk ırktan insanları BAYO ile Barış Yolunda ilerleyip Türk Milleti ile barışa davet ediyoruz. Taktir ve teveccüh büyük Türk Milletinindir.

    BAYO bir Türk kültürleştirme hareketidir. Büyük Milletimizin teveccühü ve kabulü ile önümüzdeki yıllar kültürümüzün bir parçası olacaktır. Tüm kültürlere katkı, önce kültürleştirme hareketi ile başlar, daha sonra milletin kabulü ile kültürün bir parçası olur. Örneğin yağlı güreşimiz atalarımızın Anadolu’ya gelmesi ile başlamıştır. Orta Asya’da iken aba - kuşak güreşlerimiz mevcut iken, Anadolu’ya gelişimizden sonra güreşimiz yeni bir boyut kazanmıştır.

    BAYO evrensel kurallar sonucunda tüm dünyada kabul gören Türk güreşi gibi BARIŞ YOLU anlayışı önce Türk gençleri tarafından kabul gördükten sonra hızla dünyada yaygınlaşacaktır. Bu günümüzde savaş ve kan gibi itici ve demode kavramlar ile sağlanamaz. Bu konuda gerekirse hemen bir Kurultay oluşturulmalı ve Türk Milletine danışılmalıdır. Kurultay sonucunda bir an önce bu yanlıştan dönülmeli Nihat Hoca’ nın bu armağanı hüsranla sonuçlanmamalıdır.

    Saygı ve Muhabbetle

    Mustafa KOÇ

    Yük.End.İşl.Müh.

    Uluslarası Yönetim Danışmanı

    O5327618855

  2. Kutlug Kagan yorum tarihi 25 Nisan, 2008 00:53

    Oncelikle Yukksek Muhendis olan bu arkadasin yazilanlari ve Sayokan (BAYO falan degil, bunu nerden cikariyorsunuz?) kelimesinin anlmaini ve acilimini bilmesini isterdim.

    Yanlis kelime ile cevap veriyor, Sayokani ve kurucusunu ovuyor gibi yaparken en buyuk hakareti yapiyorsunuz.

    Savascinin Kani ve Yolu’ndaki KAN in bati vahseti gibi gercek kan degil soy oldugunu yine internette var olan Turkce sozluklerden bulabilir (sitelerde de cok acik ve net yazilmistir) BAYO degil SAYOKAN ismi oldugunu gorebilirdiniz.

    Sayokanin disardan bir kurultaya ihtiyaci yoktur kendi yonetimi vardir ve kendi kurallarini kendisi koyabilecek kapasitede ve egitimde Alplari vardir, bilginize sunulur.

    Bilmediginiz konularda is olsun diye yorum yazmayiniz lutfen.

Yorum yap